Mevsim hep kavga
Güneşin üşüdüğü bir yerdeyim
Doğmaz ay, parlamaz yıldızlar
Göğün mavi rengine küser kuşlar
Mevsim hep acı, hasret, özlem...
Mevsimlerin
hükmü yok takvimlerde
Mevsim yangın yeri
Yüreğim, çayır çayır
Minik serçem
Varlığına bütün ömrümü adadığım,
Tek bir gülüşüne kurban olduğum,
Yokluğunda zamanın dilinde asıldığım,
Beni senin yokluğunla ıslah etme...
Mutlunun mutluluğunu neden kıskandınız?
O huzur veren cana nasıl kurşun sıktınız?
O uzun mu uzun saçlarından asılmaz mı vicdanınız?
Yanmaz mı hiç taş kesilen yürekleriniz?
Ya o sazın teli gibi içimize işleyen sesi uğuldamaz mı kulaklarınızda?
Sizin sıktığınız kurşun ateşi gibi,
Mutsuzsun, yaşamdan kopmuşsun;
Yitirmişsin son umudunu da sanki...
Ne bekleyenin, ne beklediğin kalmış...
Yalnızlığın kolları arasında üşümüşsün.
Bir isimsiz şiir gibidir kadınlar;
Ey kadınlar, ne çok inandık, güvendik
Ve: Ne çok önemsedik, özledik…
Hey siz!
Özlenen…
Beklenen…
MAVİNİN KIZI
Ben mavinin kızıyım
kulaç atarım yalnızlığın
dibine dibine
Gülüşü benziyor güle güneşe
Umudun adıdır baharın rengi
Barışı haykırır kirli düzene
Umudun adıdır mavinin rengi
Solmasın dalında açan gülleri
Yüreğimde binbir soluk
Kan akiyor oluk oluk
Doğu(m) da ölüyor çocuk
Dört bir yanima düşüyor kalleş kurşun
Barajı kurumuş Ardahan’ım
Cisil cisil ağlıyor kura nehri
Yazgısına küsmüş gelin gibi
Süzülür etekleri kura nehri
Kıvranır sinesinde dalgalar




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...