Geldi geçti de ömür dinmez ağrım
Mevsimler değişir gelmez baharım
Çiseleyen yağmur, esen rüzgârım
Aklım firarda değişmez yazgım
Yerin göğün arasında dardayım
Bir akşamın ufkundayım
Seyre dalıyorum maviyi
Usuma martılar konuyor
Dört yanımda derya var
Yüzümü öpüyor rüzgar
İnsan,,
insanın üstünü örterdi
Üşüdüğünde
Enkaz altında ağlıyor insan
Ses veren yok şimdilerde
İnsan,,
Ah kadın ah!
Saçlarından asıldı;
Ağrılarından, yaralarından öptüğüm kadın!
İçim ürperdi / Afganlı Farkhunda'yı okuyunca
Düşünce tutsakları için, her yerde tuzaklar
ve barikatlar kurulur kalleşçe, kahpece...
Puşt puştu dost dostu iyi tanır.
Bilirsin keke;
Ah Nupelda
Büyük kaygılarım var,
en çok da yarınlara dair;
düşler, hayaller kurarım...
Gelecek için umutlarım var;
BİR MAYIS
Bir Mayıs işçinin, emekçinin günüdür.
Halkarın, haklarını aradığı kavganın,
Çatlamış ellerin, yorulmuş yüreklerin,
Dökülen alın teri, helal ekmeğin günüdür.
İmece usulü kurduğun
Bir dost sofrasında buluştuk
O sofrada, şiir, sanat, edebiyat
Birde gönülden gönüle akan
Nükteler, metiyeler vardı
Ben şimdi bu resim karesinde bir zerreyim.
Bin kere ölsem, bu minik bedene sığmam.
Acılar büyüdü
Tabular küçüldü.
Zalimler sürüydü.
Dünya benim olsa, bu güzelliği satın alamam.
Soluyorum çölde susuz gül gibi
Dalında düşen kuru yaprak gibi
Gözden düşüyorum tuzlu yaş gibi
Kanayan acılarım silinir mi?




-
Halil Doğan
Tüm YorumlarKalemine yüreğine sağlık...