Görüyormusun sevgilim?
Bir zamanlar yeşildi şu sararan yaprak
Umut doluydu hayatı seviyordu
Düştü garibim dalından
Ayrıldı ağacından kökünden
Yavaş yavaş savruldu
Eylülde hazan
Eylülde hüzün
Sonundayız gizemli güzün
Yaprakları kızıla çalan
Bir çınar ağacından nağmeler
Herkese yağan yağmurda
En fazla ben ıslandım
Her zerresinde feryâd etti arzularım
Susarım mı sandın? içime mi gömülür her yangın?
Hangi mezarlığa gömdün
Sen şu merhameti?
Hangi rüzgâr savurdu vicdanın küllerini?
Biz ki bir zamanlar
Bir damla gözyaşını bile emanet bilirdik.
Bir turkuaz semaydı davet eden
Korkusuzca hükmettik yerlere göklere
Hilali de yıldızı da çekmişken göndere
Uzakları yakın edemedik ne çare
Boşver benim gibi fakir şairi
Sen hayal dolu güzel bir şiirsin
Yaşanan duygularımın tek sahibisin
Ben duygu dünyasının bir yalnız fakiri
Ağlayan kayaların biçare sahibiyim
Ama sen yazdığım hasret şiirlerinin
Tüm fani saatlerin durduğu
O zor ve günahkar dönemde
Sanki taş yağıyordu tepemize
Yansıdı kandilin karası yüzlere
Panikle toparlandı çare aradı günahkarlar
Geçmişin izlerini sakladılar boyalara
Bizim için çok zor oldu yürümek
Bu hayatın uzun ve zorlu yollarında
Ayağımızda yırtık naylon ayakkabılar
Birde yenilmez inadımız vardı yanımızda
Belki sonunda bazı şeylere ulaştık
Ama biz de ziyan olduk
Belki ilgimiz kusursuz değildi
Ama engin hoşgörü ve iyi niyetimize
Hiç kimse kusur bulamazdı
Sadece aşk için fazla yaralıyız
Hüsnüne meyledenin çarkına edermiş felek
Bir an güler sanırsın
Ardından geçer zaman
Devran ne hatır bilir, ne kalbur ne elek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!