Hayat bu yaşayan herkesi kırar
Dik durmak direnmek çok önemli
Kırıl belki ama önünde eğilip bükülme
Ayaklarının altına mücevher ekilse bile
Eğilmek alışkanlık yapar kalkman zor olur
Büküldüğün yerden düzelsen de
Seni o kadar göresim geldi ki
Koca şehri sana getiresim var
Yaşlı kurt gibiyim yüreğim, yaralı
Hak vaki olmadan sana gelesim var
Dikeni gülü koruyayım derken
Aşk vuruldu
Ve o günden sonra
Hiçbir gül yalnızca gül kalmadı;
Yüzü geceye dönmüş yıldız gibisin
Gülüşün ömrüme hediye bir rüya
Şimdi hevesle bakıyorum göğe
Başına buyruk uçan bir martı gibisin
Taze bir sabaha gülümserdi yapraklar
Işıksız geceme düşman sabahlar
Gözlerinin rengi hülyama benzerdi
Camlara vururken akşamın gölgesi
Bırak bende olmayanlar sende bulunsun
Kararlı ol ki herkes sözünde dursun
Sevmekten yana biraz umudun olsun
Yüreğinde umut ışığı olacak ki
O güzel gözlü yardan ayrı düştüm
Bağrımdaki yaralarım ondandır
Ne olur ne olmaz diyerek
Umudumu koynumda sakladım
Sen inanma yalancı gecelere
Gün gelir bergüzarım
Gönül bir yağmur damlasıdır
Her dem yeşil yaprağa düşmek ister
Can suyu salih muradıdır damlaların
Bazen de mezesi olurlar sevda duraklarının
Buhar olup uçmaya yeni sabahları beklerler
Damlaların özlemi abartısız bir yaz mevsimidir
Bir anda açıldı gecenin matemine
Kanatlı kapının paslı sürgüsü
Havayı yayıldı bir anda
Yanık bir hicran türküsü
Yanlızlık ormanında tutunacak dal ararken
Dallarıma tüneyenleri göremedim
Yolcu dönmez doğru yolundan
Gökteki yıldızlar gibi hep yalnız kaldık
Bizi yarı yolda bırakanları çok gördük
Vefasızların vakitsiz yağmurlarında ıslandık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!