Ben kış memleketi çocuğuyum bilesin
Kara kaş kara göz gergin dudaklar
Saçlarım solgun yapraklarla yarışır
Nemli bulutlar taşırım gözbebeklerimde
Savurur içimdeki hatıraları deli rüzgarlar
Varlık derin bir imtihandır
Elde olanın kıymeti bilinmez
Kıymet bilmek için irade lazım
Ülfet bir kalın hayal perdesidir
Alışkanlık göz boyar kanıksatır
Hayal perdesini aralayabilmek için
Bir çiçek girer ansızın hayatınıza
Boşlukları teker teker doldurur
Artık sizde sıkı bir adam olursunuz
Geceleriniz daha karanlık olur
Kayan yıldızları teker teker sayarsınız
Kayan yıldızlardan fal bile tutarsınız
Çık dışarı bak kapının önündeyiz
Bir ben birde lapa lapa yağan karlar
Al beni içeri karlar soğuğa alışıklar
Bu havada gitmem zor dışarısı ayaz
Gamlı bir gecenin afakında kalırsa bir miktar hüznümüz
Git yat sabaha bir şeyin kalmaz deseler de boşa
Uyumakla ne gamımız geçer nede efkarımız
Bence acını da hüznünü de döneminde yaşa
Erkek adam çok fazla gülmez
Seven sevdiğini ulu orta söylemez
Büyüklerin yanında çok konuşulmaz
Ayıp dediler dedilerde dediler
Biz o kadar çok ayıpla büyüdük ki
Büyük şehirlere hiç ayıp kalmadı
Hiç kimsenin yarına çıkma garantisi yok
İnsan gider hayali kalır
Duvarda asılı bir silik fotografı kalır
Seviyorsan eğer birde acısı kalır
Sana her yazdığımı veda saysanda
Sildiklerinin de izi mutlaka kalır
Aylardan Kasım
Kasımda dağlara çıkasım var
Düzene şöyle bir bakasım var
Ümitsizlik diyarına gitme umut var
Gördüğüm her şeyde bir ahenk var
Anasının sesi gelirdi bazen rüyasına
Sayıklar, kalbi yerinden çıkacak gibi çarpardı
Uyanınca yastık ıslak olurdu
Uyku onun için sanki hesap vermekti
Belki bazı gönüllere kolayca girdik
Ama bir çok şeyi de başarmadık
Şöyle bir geriye bakınca
En vazgeçilmez dediklerimizden
Nasılda erkenden vazgeçmişiz
Çok güvendiklerimiz bizi yaralamış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!