Hangi mezarlığa gömdün
Sen şu merhameti?
Hangi rüzgâr savurdu vicdanın küllerini?
Biz ki bir zamanlar
Bir damla gözyaşını bile emanet bilirdik.
Bir turkuaz semaydı davet eden
Korkusuzca hükmettik yerlere göklere
Hilali de yıldızı da çekmişken göndere
Uzakları yakın edemedik ne çare
Boşver benim gibi fakir şairi
Sen hayal dolu güzel bir şiirsin
Yaşanan duygularımın tek sahibisin
Ben duygu dünyasının bir yalnız fakiri
Ağlayan kayaların biçare sahibiyim
Ama sen yazdığım hasret şiirlerinin
Tüm fani saatlerin durduğu
O zor ve günahkar dönemde
Sanki taş yağıyordu tepemize
Yansıdı kandilin karası yüzlere
Panikle toparlandı çare aradı günahkarlar
Geçmişin izlerini sakladılar boyalara
Bizim için çok zor oldu yürümek
Bu hayatın uzun ve zorlu yollarında
Ayağımızda yırtık naylon ayakkabılar
Birde yenilmez inadımız vardı yanımızda
Belki sonunda bazı şeylere ulaştık
Ama biz de ziyan olduk
Belki ilgimiz kusursuz değildi
Ama engin hoşgörü ve iyi niyetimize
Hiç kimse kusur bulamazdı
Sadece aşk için fazla yaralıyız
Hüsnüne meyledenin çarkına edermiş felek
Bir an güler sanırsın
Ardından geçer zaman
Devran ne hatır bilir, ne kalbur ne elek
Düşünüyorum da
Şu şeytanın bacağını kırsak ne olur?
Bize de biraz zaman yardım etse
Şu çayırlara bahar gelse
Gurbet kelepçedir uzaktan sevene
Bir güzel söz ile aşka gelene
Zamana sözle varılmaz, içinden geçilir
Yürek yanarsa hakikat seçilir
Sessizliğimizle bile çok şey anlatıyoruz
Derin bir karanlık mıdır? korkulan yalnızlık
Kendini dinlemenin tek yoludur
Bazende kendini bulduğun bir sessizlik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!