Sana dert anlatamıyorum bedia
Ben seni nasıl unutabilirim
Dudaklarının tomurcuk tadı halâ aklımda
Bakışların bir hercai menekşe kıvamında
O güzel gözlerin için bu ömür neymiş
Büyük sevdalar için ne cesur yürekler gelmiş geçmiş
Yakamozlar bir başka ışıldarmış aşk dile gelince
Göz kapaklarımın sürgülerini çektim ben bu gece
Kimi kaçtı rüzgârdan
Kardan tipiden borandan
Kimi sığındı kalabalığa
Biz susarak direndik
Yutkunamadığım bir yumruk gibi
Yüreğime oturacaksın biliyorum
Ama olsun ben yine buralarda olacağım
Seslendiğinde seni yine ben duyacağım
Bakış açısı zamanla değişir biraz da ilgi olsa
İnsan oğlunda hasletler bir hayli çoktur
Ama kendi düşüncesinde bir derinlik yoksa
Gerçekte taktire değecek bir şeyi yoktur
Kim bilir dedi yüreğim
Belki bu gara bir güzel gelir
Bakışı sana heyecen verir
Gülüşünden etkilenirsin
Belkide ondan çok hoşlanırsın
Merakla bekleyelim...
Her akşam bir taksi yanaşırdı ateş gazinosuna
Sarı saçlı sülün gibi Serpil abla
Bütün ihtişamıyla arabadan salınarak inerdi
Üzerindeki ateş kırmızısı elbisenin
Yeniden yeşertirim sanmıştım ben bu aşkı
Yıldızlar oturur derdimi tek tek dinler sandım
Değerlendiremedim o çok şey anlatan son bakışı
Ne olur sanki bir umut kapımı ansızın çalsa
Allah aşkına nereye gidiyorsun?
Ne kadar uzaklaşabilirsin ki?
En fazlası gözün görme mesafesi
Ama bu alemde nereye gitsen
Kalan yalnızca bir yürek meselesi
En önemlisi göz görmese bile
Mehtabı seyrettik diye yıldızlar bize küsmüş
Kimsenin gönlü kalmasın düşüncesiyle
Dün gece yakamozları bile seyretmedik
Denizin mavilikleri de dönüp bize gönül koymuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!