Taneleri dolmadan boynunu bükmüş
Boy vermeye artık hiç inancı kalmamış
Gününden önce kurumuş başaklar gibi
Güzün hüznüne yenik düşen umutlarımız
Sokakta yan yana gezemediğim
Ellerine bile dokunamadığım
Duygularının demine varamadığım
İçimde sakladığım o güzel sensin
Kırağıdan kurumuş efkarımla
Gönlü yarama bir çare üretemedim
Biz ne çok sözler vermiştik
Sonunda söz verdiğimiz
O yaşlı ağacın altında buluştuk
Ama bu sözleştiğimiz vakitte olmadı
İmkansız ile mümkün arasımdaki fark
Sadece bir sağlam kararlılıktır
Bazen bir yanık türküye yenik düşer
Derinlerde sakladığın gizli duyguların
Seni nasıl sevdiysem öyle kal
Bırak mevsimler değişirse değişsin
Sana ait en ufak bir şey değişmesin
Havan hayalimdeki gibi muhteşem kalsın
Bak şu an sabah oluyor
Tan yeri ağarıyor yavaştan
Bu dünya böyle kuzum
Karışma üzerine vazife olmayana
Başın ağır
Kulağın sağır
Dilin lal gerek
İsmini melekler fısıldamıştı kulağıma
Karanlıkta yüzün ay parçası gibiydi
Güzel kokulu sardunyaya pencerenin
Bir gecede meftun olduğu hiç görülmedi
Uykuyu unutmuş gözlerim karanlığın esiridir
Her şeyi kuşatan hiçliğin içinde yalnız kaldık
Acıları sırtta değil yürekte taşınırmış yeni anladık
Günler ayrılığı öğretirken biz benliğimizi unuttuk
Doğan her gün senden gelen bir sesti servetti
Küçük kırıntılara razı bir yaşamdı bizimkisi
Bir mütevazı mutluluklar yaratma sevdası
Çok yanlış limanlarda bekledik birbirimizi
Yollarımız bir buluştu bir ayrı düştü
Gönlündeki tatlı hayalleri kendine sakla
Acılarını ise benden yana gönder gelsin
Allahım sadakatsiz herşeyi bize yasakla
Günlerimiz bir başka güzel olsun istiyorum
Karanlığın derinlerinde kalan akıl firari
Tüm duygular özgür olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!