Kaya sesinin mavilisini severim.
Cozurdatırlar önce elektro-gitarı;
Kan beyne;
Göğüs fırlar dışarı;
Tüm beden, aynı tempo yukarı.
Bir kelebek uçtu içimden;
Aldı götürdü kalbimi benden;
Gitti vadisine, fısıldadı derinden.
Bir fok daldı mavi sulara;
Ak köpükler saçıldı kayalıklara;
Issız kayalar sokağında;
Dircikler vardı, soluksuzca;
Islatçık, ekşicik, cansızcık, ışıkçık.
Derken;
Kömürcükler taşındı sokağa;
Kaplamıştı çiçek gibi;
Beyaz kar taneleri.
O gece, bulutları donduran;
Soğuk mu soğuk bir karayeldi.
Her şeyin farkındaydı;
Kırdığı kalpler dışında.
Çok kahrını çekti o kalpler;
İşte şimdi de oradalar;
Yeşil koltuğun ucunda;
Düşte gördüm;
Elinde bir kırmızı şemsiye vardı.
Her şey bulanıktı.
Yavaş yavaş açıldı.
Kırmızısı yaşama;
Karasına da bağlar.
Çiy,
Yaşama da toprağa da ağlar.
Bir kitap aldı;
Ortasında delik vardı.
Oradan etrafa baktı;
İnsanlar anladı;
Burnu ile deliği kapadı.
İki çocuk, biri kucakta.
Maaş tükenmiş, sonudur mayısın;
Yine gelir, dost akraba;
Neyse var, bahçede bir koruk.
Asılınır asmaya;
Düşünde bir gezegen;
Gündüzünde minik kalem.
Bindiği ışık zerresi;
Gittiği evrenin zirvesi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!