Bir palet renk bıraktı giderken;
Mavi ile turuncu dingin;
Lacivert kelebekler gibi devingen.
Renkler değişti, çizgi oldu;
Çizgiler değişti;
Gel güzelim, birlikte gidelim Sardunya’ya;
Turkuaz ve ılık bir deniz, hele de baharda;
İri kum taneleri, okşasın bizi;
Biz de birbirimizi.
Biliyorum hayat zor, eşitsizliğe karşısın;
Sararan buğdaylar gibi geçti yaz;
İşte geldi sonbahar.
İnanın dostlar, bakmayın bulutlara bu bambaşka bir bahar;
İçinde ne umutlar var.
Tipide kalmış bizonumsun;
Kırda seken ceylanımsın;
Kekliğe kıyamayan canımsın.
Yer, gök balımsın;
Gönlüme konan turnamsın;
Akağaç yapraklarını erken dökmüş;
Sanırım inciler aç yatmasın diye;
Çöpçüler şarkı söyler dökülenlere.
Peki, sonbahar şiirlerime ne olacak?
Onlar da uysun yeni mevsime;
Bir kırmızı güle aşık oldum;
Kırmızı olduğundan değil;
Gül olduğundan da;
Ya tek özelliği tek olmasıysa?
Yelkovan yorgun, yavaşlar;
Oğlan, kız kolundalar;
Yamaç, karşısı deniz;
Bilim, felsefe, ardıç;
Heyecan, dostluk, umutlar.
Söylevler dinledim, anlam yok.
Gözler gördüm derin, söze gerek yok.
Düşünüp duranlar bilirim, eyleme cesaretleri yok.
Eylemden eyleme koşan bulunur, durup düşünecek fikir yok.
Kükrer, yakar masum gönülleri;
Dalından koklamayı beceremez çiçekleri.
Kardelenim lavları deleceksin, vazgeçme;
Anemonlar eşlik edecek sevincine.
Bulutla gelirim geçilmez bele;
Bildiğim vaha, bekler gerisinde.
Dönerim geçide, seher vakti;
Olur yeni gün, eskisi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!