Zaman şaraptır;
Yıllandıkça hayran olunur;
Kalbini doldurur bir baharla;
Beynini yeni heyecan ve hazla.
Doğa’nın kastı yoktu;
İrade, öncülüydü yazgımızın;
Gözler yağmur doldu;
Her damla kırmızı;
Birer karanfil oldu;
Karanfiller yakınlarına koştu.
Dik tutar boynunu, orkinosun yutağında;
Gerçekler, deniz çayırlarının dayanılmaz akıntısında.
Okşar incilerini, kalbinin köpüklü sularında;
Yaşamın sırlarını bırakır, minicik avuçlarına.
Mavi suların ve rüzgarın aşkına;
Martı çağırır seni;
Birlikte haykırmaya;
Gel denizci, yelkenler fora.
Koylarına sığınır, güvenirim;
Kış bastırır, ısınır;
Yaz gelir, serinirim.
Ört üzerimi, üşüyorum;
Kaleler yapıldı tanelerimden;
Kararan ufuk;
Gelme der gibi yarınlara.
İnanın başka bir güneş var;
Ufkumuzu ak sütlere doyuracak.
Hava ılık, yalı melteme durur;
Gençler saz vurur, sözler ezgilenir;
Her yaş, kesimden insanlar gezinir.
Utangaç bir ses “çayım var” der;
Belli ki tezgahı yeni açmış;
Sıkışıyor kalbim;
Gidiyorsun yine.
Ilık bir lodos esiyor, bulutları getirense belirsiz;
İnsin, arındırsın istiyorum her şeyi.
Bu farklı bir aşk hikayesi.
Ben hiç âşık olamam ki!
Hiç anneni sevmedin mi?
Ne demek? Ben anneme tutkunum ki!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!