Bu sabah; şu bulutlar zapt etti güneşi.
Şu alacalı gri bulutlar.
Görün bakın dostlar!
Kim ne dedi? Kim üstlendi?
Terk edildim bu akşam da, küsmedim ne kumrulara ne güneşe;
Kaldım bulutlarla dağda başbaşa, yağacağım yeni dostlarla hüngür hüngür aşağıya.
Her gecenin sabahında, coşkun bir şarkı yeter bana;
Düştüğüm koytulardan yeni bir neşeyle kalkarım ayağa.
Öyle bir yıl olsun ki;
Farklı bir güneş doğsun;
İçimizde kırlar coşsun.
Toprak suya doysun;
Yeşillikler renk renk olsun;
Doğum sancısıdır evrenin;
Toplanır parçacıklar;
Her yana yayılan.
Çünkü;
Korkarlar koca boşluktan;
Cansızların canı var mıdır?
Kaya;
Balyoz inince;
O yüzden mi parçalanır?
Kaldır kafanı, bak.
Çok gömüldün dertlerine.
Aradığın çare;
Hem çiçekte hem böcekte;
Güneşi altında;
Kökleri bulutlarda.
Yaprakları toprağı öper, baharda.
Emer yağmuru, bırakmaz;
Gölgesini vermez kimseye;
Yükselen değere bakar;
Gönlü ona yatar;
Çoğunluk böyle davranınca;
Herkes avcunu yalar.
Zirvedeki inişe geçer;
Aldı başını gidiyor, pupa yelken.
Freni yok, indirsin bu fırtınayı.
Ne tekneler dönmedi bu limana?
Ne tekneler?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!