Gönül, karmaşık yörüngelerde buz.
İki şaşkın elmas, fırtınada donmuş.
Kuytulara saklanmış akıl, kokusuz.
Kimi tarlada;
Kimi fabrikada;
Kimisi lüks bir yatta;
Hala ataerkil bir çağda.
Değişir mi bu ikinci perde?
Benzersiz bir fırtına çıktı;
Şimşekler çakmak çakmaktı;
Sağanak dereden dağlara taştı.
Kömürcük, ıslakçık, ekşicik;
Doluştular bir kavanoza;
Yer kiremite çaldı;
Bulutlar ala;
Kalbim de kırmızıya.
Kim boyadı her yeri kıpkızıla?
Bir alev mi sönmedi?
Tek tek kapılar kapanır;
Sokak henüz açıktır;
Bilinmez, can ne kadar dayanır.
Minicik kalpler yağıyor üzerine;
Yalnız ördek dalıyor lagüne;
Karabatak paltosunu kurutuyor güneşte;
Yorgun patka yine soruyor geçmişine.
Sana şiir yazmak istedim;
Her yer bembeyaz oldu;
Uzaktaki gri, penceredeki siyah dondu;
Güzelim; kar, nar gibim.
Beyaz karlar ne yaparlar?
Ne yaparlar da severiz biz onları?
Hele dinle anlatayım ortak öykülerini.
Kaya sesinin mavilisini severim.
Cozurdatırlar önce elektro-gitarı;
Kan beyne;
Göğüs fırlar dışarı;
Tüm beden, aynı tempo yukarı.
Bir kelebek uçtu içimden;
Aldı götürdü kalbimi benden;
Gitti vadisine, fısıldadı derinden.
Bir fok daldı mavi sulara;
Ak köpükler saçıldı kayalıklara;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!