Sarı gerçektir;
Gerçekler de sarı;
Onlar da gün gelir;
Daha sarı.
Umudu turuncu alır;
Bir palet renk bıraktı giderken;
Mavi ile turuncu dingin;
Lacivert kelebekler gibi devingen.
Renkler değişti, çizgi oldu;
Çizgiler değişti;
Gün batımı geldin yine;
Venüs de yerleşti yerine.
Birden her şey güzelleşti;
Yer, gök, insanlar;
Kıyıda çürümüş tekne, atıklar bile.
Çok hırslıydı;
Tek amacı ortalığı kasıp kavurmaktı.
Tüm rakiplerini yenmek, ilk hedefi olacaktı.
Sağlık, spor, işin oyun tarafı;
Toz toprak içinde ekin tarlası;
Gözlerimizde Van Gogh sarısı.
Ter kokan ırgat biner otobüse;
Orhan Kemal’in emekçisi odur işte.
Şans kapıyı;
İki değil;
Bir kez tıklatır.
Bazılarına;
Birkaç kez uğrar,
Gel güzelim, birlikte gidelim Sardunya’ya;
Turkuaz ve ılık bir deniz, hele de baharda;
İri kum taneleri, okşasın bizi;
Biz de birbirimizi.
Biliyorum hayat zor, eşitsizliğe karşısın;
Kopardım sararmış otları;
Sevgimle bağlayıp, getirdim sana.
Bakma öyle göründüklerine.
Kabul eder, koklarsan eğer;
Sararan buğdaylar gibi geçti yaz;
İşte geldi sonbahar.
İnanın dostlar, bakmayın bulutlara bu bambaşka bir bahar;
İçinde ne umutlar var.
Güneş battı batacak.
Aşağıda yok olan aydınlık;
Yamaçta da kaybolacak.
Yaban kazları kuzeye hazırlanacak;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!