Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

... bizim oynadığımız oyun., sadece kendi oyunumuzdu.,

suflörün fısıltıları bir kulağımızdan girip., öbüründen çıkıyordu...
içimizde ateş yürekli bir çocuk doğuyordu., ilk ışıklarında günün
hiç kimseye ait olmayan her yerine., el koyuyorduk yeryüzünün...
başıboş mevsimlerde açan çıban ağaçlarını., kökünden budayarak

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Sana yazılmış bu mektubu.,
bir salon radyosunun yeşile boyalı göz lambasından okuyorum…
. . . ,
bu mektubu sana ben
duygularımın son bayram yerinden..,
bu mektubu sana ben

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

DİPLOMA/TİK MUHABBET
.
Diplomamı çerçeveletip odamın duvarına astım.
En üstte üniversitenin adı.., ortasında aralarında ismimim geçtiği bir sürü ingilizce yazı en alt köşelerde sağlı-sollu imzalar.., ortalarında da yapıştırılmış yuvarlak yaldızlı-maldızlı kocaman bir şey…
Çok gösterişli., gören kişinin kafasını kaldırıp bir daha baktığı., çekindikleri için bir şey soramadıkları., benim de mütevazi kişiliğim nedeniyle ağzımı açıp “yaa işte benim mezun olduğum okul da bu işte” demediğim bir diploma…
Günler böyle gelip-geçerken., diplomam deve., ben gizli-gizli tellal iken., nereden çıkıp geldiyse uzun zamandır görmediğim eski bir arkadaş aramızda geçen aşağıdaki kısa konuşmanın açılış kurdelesini kesiverdi…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

diyelim ki biz gecede ve göz gözü görmeyen karanlıkta, göz gözeyiz
sen bende yıldızsız geceleri yakıyorsun, ben sende güneşsiz günleri
gözlerimiz karanlık içinde sanki aşk gibi, birbirine birer ateş böceği
sen bana yıldız-yıldız bakıyorsun, ben sana yeni doğmuş güneş gibi.
. ,
diyelim ki biz bir bulmacanın, bin bilinmez sorusuna aynı karedeyiz

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

bu şiir,
aynı kökten boy veren çiçekler ve dikenlerin kısa hikayesidir…
. . . .
üst üste koyup gece yarısı., en derin olan ile en doğru bakışı
gerdeğe sokmuş bizim sokağın bilgesi., felsefeyi ve mantığı…
fon romantizmin dorukları., renkler pastel ortası aşk kırmızı

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Akşamdan kalma., henüz kendine gelememiş bir Beyoğlu arka sokağında karşılaşmıştım KAVAFİS'le...
İnsanlarının çoktan terk etmeye zorlandığı bir Rum apartmanının önüne çekilmiş tahta perdeye sırtını dayamıştı...
Ben de akşamdan kalmaydım ve günün bu erken saatinde çivimi sökecek çivi arıyordum...
Göz göze geldik.., selam verir gibi hafifçe gülümsedi ., ben de karşılık verdim ve merhaba dedim...
O .,şiir gibi bir ses tonuyla bana....;
-- İşte sonunda buradasın dedi..gelmişsin...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

elbette o günlerde, bu şiiri yazabileceğim ‘sen’ yoktun
yüreğim donuyor, kutup beyazından beter soğuyordum…
. ,
yaşamın ufuk çizgilerine kıpkızıl göktaşları düşüyordu
her şey o kadar meçhul ve o kadar uzaktı, korkuyordum…
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Fuayedeki ayaklı küllüğün içinde dumanı tütmekte olan filtresiz Yeni Harman sigarası., aynı küllüğün ayağı dibinde dumanı tütmekte olan Birinci sigarasına yandan ve alaycı gözle tepeden bakarak seslendi..:
--- Hadi gene iyisin., seninki bu sefer ezmedi ayakları altında seni...
,
Birinci., Yeni Harmana yanıt vermedi.. Dumanını daha da tüttürecek şekilde derin bir iç çekti... Gözünün önüne, sahibinin gömlek cebindeki paketlenmiş haliyle., komşu mahalleyle yapılan delikanlı bir kavganın sustalılı-muştalı kavga sahnesi geldi... Mevzu bir kız meselesiydi galiba...Ne gündü be…
,
Yıllardan sanırım 66 ya da 67 filan olmalıydı. Yani 68 lerde esecek rüzgarın sigara dumanlarını nerelerde tüttüreceğini ve dumanını hangi yöne savuracağını ne Yeni Harman biliyordu ne de Birinci...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Her birimiz., burnunda bir şişe şampanya patlatılarak coşkuyla denize indirilen gemi gibiyiz...
. ,
Ama hangi denizde batacağız., hangi sahilde karaya oturacağız., hangi limanda yolcu alıp-yolcu indireceğiz., hangi denizde hangi gemi ile düdük çalarak selamlaşıp geçip-gideceğiz ya da kafa kafaya çarpışacağız…
. ,
Bütün bunları bilemeden., başıboş., yelkensiz-dümensiz bir tekne gibi dolaşıp duracağız açık denizlerde., kızağa çekilip., söküleceğimiz güne doğru., gün doldurarak. . .
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Şimdi haritaların üstünden enkaz dumanı tüten şehirlerinde hiç yaşanmamış gibi duran adresler arasında dolaşıyorum., yanımda dünleri kayıp bir çocuk yürüyor… Ellerini sımsıkı tutuyorum…
Ne bir kuş var gökyüzünde aradığımız adresi soracak ne de bir balık kıpırtısı denizde… Ya maviler dersen., eline fırçayı alan üstünü boyamış istediği renge…
. ,
Çocuğa dönüyorum yavaşça.,
‘hadi sen uçurtma ol şimdi ben de sandala benzeteyim kendimi., öyle arayalım aradığımız adresleri., ne dersin’ diyorum...
Peki der gibi başını sallıyor...

Devamını Oku