her doğmayan şafağımda,
hiç batmayan güneşimde,
uzun ve terlemiş bıyık kokardım.
dört duvarımda
dört ayrı sancının rengi vardı odamın.
bakışlarımdan kendim bile korkardım.
çok hoşgörüsüz ve alacakaranlıksın.
bir yer bulamadan topladığım çiçeklere
baharı gönderiyorsun başka mevsimlere.
İstanbul gibisin, yağmurlu ve karabasansın.
kaldırımsız sokaklarında numarasız bir kapı
İsyanın en dayanılmaz noktası.
Kelimelerin keşfedemediği bir ergenliktir.
Tarih yapraklarına kovulmuşluk ise
Henüz bilinmeyen bir lezzettir.
Kentin gece ışıklarının sürmeli gözleri;
Masum, hafiften sarhoş
Boyutları cellat dünlerden geldik.
Hükümsüz yarınların düşleneceği günlere.
İşte bulutlar; bu günlerin akşamında boyandı
Çıldırmış sarhoşluk gibi yaşanacak gecelere.
Gör bak! karanlık nasıl yirmi dört ayar şimdi.
eski bir geminin güvertesinde
bir ağır ezgiyim gözyaşlarımda.
Ses çok, çok uzaklardan geliyor,
sanki elinden çıkmış gibi
gül kokuyor, tam içime işliyor….
sana şimdiye kadar,
hiç şiir yazmadım diye sitem etmişsin bana.
demek alıcı gözle bakmıyorsun yazdıklarıma.
benim yazdığım her şiirde
benden bir sitem saklıdır sana, görmesen de.
sana şimdiye kadar,
hiç şiir yazmadım diye sitem etmişsin bana.
demek alıcı gözle bakmıyorsun yazdıklarıma.
benim yazdığım her şiirde
benden bir sitem saklıdır sana, görmesen de.
sen düş koy istersen adını,
gördüğün bu resmin.
ben 'bu sabah' diyeceğim,
tadına baktım ilk kez,
ellerimin üşümesinin.
ne bir lokma taze simit,
o gün kapattım kompartımanın kapısını
tren daha perondan kalkmadan.
“keşke saçlarını eskiden olduğu gibi
dümdüz tarasaydın, ortadan ayırmadan”
arayıp ta bulamadığım o kitabı aldım elime
büyük doğal felaketlerden çok önce.
ne yerle yeksan
olmanın hesapları depremlerle,
ne yangınlar ve sel baskınları.
hiçbiri gözükmüyor yarına dönük
birinci




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...