ne kadar uzaktın çocukluğundan
ve benden ne kadar uzak.
oysa ben yüreğimde
yanıp sönen kıvılcımlara aldanarak
geldim bir umutla izlerim diye seni,
baktım boştu salıncak.
Karşı Penceredeki kadın:
Uzun, sapsarı saçlarım annemin ellerinde dönüşürken kurdeleli bir saç örgüye, mavi gözlerimde hınzır komşu çocuklarının inadına yapacakları öğle sonrası yaramazlıklarını izleme arzusu ve ellerimde evcilik oyunlarımın evleri ustaca yerleştirilmiş salon ve salamanje’leri ve yatak odaları ve mutfakları ile şekil alırdı.
Çok küçüktüm. sarı saçlarım, mavi gözlerim, ellerim ve annem vardı. Ama balkonum ve ayaklarım yoktu.
“korkuluda olsa bu masalı bir daha okumamak üzere”
böyle korkuyla uyandı küçük kuş uykusundan
gerçekten akmış mıydı gözleri yuvasından
elleriyle şöyle bir yokladı, rahatladı
kafesinin kapısını keyifle araladı.
beyaz tebeşir üzerine kara tahta ile yazıldım.
tüm yaşadıklarım
ondandır,
ölürsem olmaz haberin
tozum kalır.
her saatinde yanarım paydos zilinin
Kör pervaneleri öldüren
zamanın müsrifliği değil,
Güneşe uzanan elleridir.
Boynuma geçen yağlı ilmeklerden bakarım
Dönen huysuzluklara.
sana şimdiye kadar,
hiç şiir yazmadım diye sitem etmişsin bana.
demek alıcı gözle bakmıyorsun yazdıklarıma.
benim yazdığım her şiirde
benden bir sitem saklıdır sana, görmesen de.
I – yeniden başlamak
tül perdeler ardından sessizce uzanmış
sol elim olup toplayacağım notaları
bir ihtilal marşı kadar heyecanlı
ve o kadar sıkıntılı.
karınca orduları gibi adım adım
bütün nehirler, bir denize akar bir tanem
akar ama hangi yüksek dağlardan doğar,
hangi boz renkli tepelerden iner.
hangi düz ve sarı ovaların arasından,
hangi ormanların kenarından geçer.
yorgun ve küçük ayaklı bir çocuk,
bu sokaktan her gece geçtim.
öyle başım önümde filan değil,
ayakta, dimdik.
dedim ya gece üstelik,
ama karanlıklar bu gecelerde
hep derinden yırtmaçlıydı.
şimdi buradan sesleniyorum;
ey siz, köprüde balık tutanlar,
siz bilirsiniz.
neden gelmiyor yanıma
en dayanılmaz bakışlarıma




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...