Kırılan son oyuncaktı o,
Çocuk gözlerimle gördüğüm.
Açılmayan bir kapıdan
Eli şekersiz döndüğüm.
Sonra bir veda gibi,
sonralara gittim.
kedinin gözbebekleri karanlık kadar değil
felsefenin cam fanusu kadar büyüyordu,
ışığı göremediği her yerde.
ve platon zamansız ölüyordu....
bir tek yaprak kımıldamaz,
sana şimdiye kadar,
hiç şiir yazmadım diye sitem etmişsin bana.
demek alıcı gözle bakmıyorsun yazdıklarıma.
benim yazdığım her şiirde
benden bir sitem saklıdır sana, görmesen de.
Ne zaman baksan pencerenden
Bir vapur akıp gider
Gözlerinin önünden.
küçük sarı sandal olur
Uzaklaşır bir çocuğun ellerinden.
Sonu dinlenmemiş bir öykü gibi
sen bu sandalın kenarında
bir sarı çizgi misin.
güneşi yemiş
güz rengi misin.
sen bu sandalın
neresindesin.
Çetin Altan usta bugünkü milliyette yazıyor; iki çizgi arası alıntı onun köşesinden:
____________________________________
Şeffaflaşmaya doğru yeni bir adım da sayılabilecek olan, çeşitli alan ve konulardaki anket modası; bendenizin de aklına 'küfür salvolarının en çok, insan organlarından hangisini hedef aldığı' sorusunu getirdi.
Bu konuda bir anket yapıldığını da hiç sanmıyorum.
* * *
olmuyor her zaman aynı şey,
gelecek diye beklediklerim
hiçbir zaman gelmiyor.
ince ipliklerle sarılmış makaralar
biraz ağırlaşınca kendinden yukarı
hiçbir yükü çekmiyor.
korkuyorum pranga mahkumu olmaktan.
korkuyorum,
cezasız bir suç adına
bin tutkuyla sıkıştığım aralıkta
gözlerim tavanda, sırt üstü yatmaktan.
korkuyorum,
ne kadar uzaktın çocukluğundan
ve benden ne kadar uzak.
oysa ben yüreğimde
yanıp sönen kıvılcımlara aldanarak
geldim bir umutla izlerim diye seni,
baktım boştu salıncak.
Karşı Penceredeki kadın:
Uzun, sapsarı saçlarım annemin ellerinde dönüşürken kurdeleli bir saç örgüye, mavi gözlerimde hınzır komşu çocuklarının inadına yapacakları öğle sonrası yaramazlıklarını izleme arzusu ve ellerimde evcilik oyunlarımın evleri ustaca yerleştirilmiş salon ve salamanje’leri ve yatak odaları ve mutfakları ile şekil alırdı.
Çok küçüktüm. sarı saçlarım, mavi gözlerim, ellerim ve annem vardı. Ama balkonum ve ayaklarım yoktu.




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...