Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

arkasından bir fırtına kopmaz
bu fotoğrafın hiç merak etme.
bak mesela bulutlar ne kadar sakin,
hepsi dalmış renklerine hayallerinin.
sandal dersen;
bir tek kendinin farkında, birde gölgesinin.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

sana bir fotoğrafımı gönderiyorum,
karıştırırken dün gece albümümde bulduğum.
ne zaman çekilmişti, şimdi çoktan unuttuğum.
bir kış günüydü
ve sanırım çok, çok önceleriydi
seninle tanışmamdan.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

isterim ki zümrüt dokulu bir ormanda
ve menekşe kokulu.
yürürken tek başıma,
bütün dallar birden çizsin suratımı.
bin karınca yoluma,
yol versin,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Çok güçlü olasılık hesaplarının karşısına daima çok cılızda olsa olmayabilirlik hesaplarının konması gereklidir. Ayrıca bu cılız hesaplar sadece bir yer bulup oturtulduğu yerde de bırakılmamalı, en az güçlü hesaplar için girişilen keyif verici ayrıntıları yakalama uğraşı, cılız hesaplarında keyifsiz ayrıntıları için eşdeğer şekilde gösterilmelidir ki sadece cılız bir olmayabilirlik hesabı olarak kalsın, şaşırtıcı bir kimlik kartını hiç beklemediğimiz bir anda gözümüzün içine sokmasın.

Biz toplum olarak; “oh ne güzel, harika” avazları ile kucakladığımız, adımlamaya çalıştığımız her işte böyle bir bilanço balansına gerek görmeyiz nedense. Bizim bilançolarımız ilk baktığımız zaman bize alacaklı olduğumuz muhteşem bakiyeler dışında hiçbir şey göstermezler. Ama işin yada yolun ortalarında bir yer veya zamanlarda önce hafif oynaşmalar ve giderek artan yalpalamalarla bu balansın borçlu tarafı ben buradayım demeye başlar. Sonrasında da başlar günlük defterlere yazılan dramatik cümleler, bu cümleleri oluşturan her kelimenin üzerine düşen gözyaşları.

Nedense hep “at gözlüğü” ile bakmayalım derler değerlendirmelerimizi çok yönlü yapmamızı önerenler ama at gözlüğümüzü çıkarsak bile bu kez şehla yada şaşı bakışlarımız, kendimize sunduğumuz brifing tablolarında en göz alıcı fakat yanlış eğrileri ışıldatırlar projeksiyonumuzda. Ve hal böyle olunca da sonuç gene hüsran, gene gözyaşı, gene başarısızlık yada kendimize aldığımız pamuk helvaları ısırırken ışıltılı lunaparkların sınır paravanlarında imrenle yutkunan yoksul çocuk fotoğraflarından oluşan bir yakın tarih albümü. Ve elbette özeleştiri makalelerimizin mizah rengi başlıklarında da “ah biz Türkler ”

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

sel suları idi avuçlarımdan akan
anlaşılmaz bir yangın,
bir orman gibi.
ateş sarıyordu her yanımı.

Şimdi ben;

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

işte arkasında denizi saklayan dağlar bu dağlar.
yürü; ama bil ki yürümekle bitmeyecek kadar uzaktalar.
yol boyunca bir yudum su bulamazsan da aldırma.
onun için hiç alnından silinmesin, annenin dudak izleri.
ve üstünü kapatmadan sıkıca sakla yüreğindeki sevgiliyi.
bu dağlar yürümekle bitmeyecek kadar uzaktalar.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

daha güzel yorumlanabilecek
şiirleri, türküleri
kulağımıza
ilk fısıldayanın anısına
aynı ozan, aynı yorumcu gibi
hep aynı sesten dinliyoruz.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

ince çizilmiş yay gibi iplere astığımız
tüm uğurlamaların penceresinde
uğurladıklarımız;
bir ressamın paletinde
renk dolu bavullar taşır ellerinde.
tenlerine bulaşmıştır yedi rengini güneşin.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

biner giderim her sabah yitik düşlerime
aldırmam çatlamış dudaklarına,
öpülmemekten.
geç saatlerde dönerim ya da hiç dönmem
bütün günüm zinada geçmiştir.
üzülmeni istemem.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

dinlenmekten vazgeçilmiş
çoban kavalı gibi
yeşilinden ve bereketinden umutsuz.
omuzlara daha sıkı yerleştirip
efkarın çuvalını
iğnelere batırırcasına yaşamak

Devamını Oku