korkma gecenin sakladıklarından,
her karanlık sahnelemez aynı oyunu.
sen, sil camların buğusunu ellerinle.
içerdeyse sıcaktan
dışarıdaysa soğuktan olsun.
sil camların buğusunu ellerinle.
aç tenceredeki boş nefesin kokması gibidir
ateşin ocağa, ocağın sıcağa yabancılığıdır bu
başka bir şeydir.
hiçbir türkü dökülmez dillerinden aç çocukların
zor acılar, kırık notlarını vermektedir karnelerine
kötü şarap yüklü bir adam,
iskele sokağında ve kaldırım suratlı.
karanlık binaların cephelerinden
doyurur her gece aç karnını.
sarhoşluğu taka poyrazına benzer
ucuza dağıtır saçlarını
ikimizin arasında kalmalı tüm yaşadıklarımız
kimseler bilmemeli gece gündüz seviştiğimizi
yer sofralarında yemek değil açlığımızı yediğimizi.
en erken açılan pencereden çiçeklere su verdiğimizi
ikimizin arasında kalmalı tüm yaşadıklarımız
kimseler bilmemeli, bizim en çok ne sevdiğimizi
öyle uzaklaşmalar olur ki bazen
dilim dönmez, şimdi anlatamam.
buhar olur, uçar gider
aramızdaki aşk denizi.
önce gözler izlemekten yorulur,
sormazlar bile nereye gittiğimizi.
ANTOLOJİNİN BÜTÜN ANNELERİNE:
Yarın sabah erkenden, belki çoğunuz uykunun ve sabah düşlerinizin vazgeçmesi zor mahmurluğunda iken yada pazar sabahı çayınız ocakta yeni dem tutuyorken..
Kapınızı çalacağım erkenden...
Elimde en taze kırlardan toplanmış bir demet çiçek olacak...
leylekler ölmüş, mevsimler bitmiş.
güneşi kanatlarına almış yağmur kuşları.
beraber saklanmışlar gecenin koynuna.
sen neredesin?
bu benim ilk perişan oluşum.,
türküler ne güzel çalınır ne güzel söylenirde
niye hep aynı renk olup açmaz gökyüzünde
güneş: saklanacak kadar korkak mıdır
bulutların arkasına.
niye yol vermez aynı deniz aynı fenerin ışığına
Tutukevimdeki tüm tutuklular!
Hanginiz bulaştırdı gümüş tozunu,
Deniz kızlarının yüzgeçlerine.
Şimdi doğmayacak yakamozlarında
Hırçın dalgaların
uzun bir geceydim, karanlıklarım kan kokulu
süzülüp geliyordum.
karanlıklar içinden ışıklara doğru.
çığlıklar duyuyordum,
yaşamın her soluğunu benimle paylaşacak onlardı.
ben sadece ağlıyordum.




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...