Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

‘ipinden kurtulan bir topaç dönerek düşer .,
sek-sek oyununun çizgileri içine’
. . . ,
ah canımın içi . . ,
şöyle çevirip başımı geriye ., baksam sabahın ilk saatlerine...
göremesem bile bilirim ki

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

TEK YOL ..........
12 Eylül’e
O günlerde Amerikan kamuflajlı, yerli malı paletleri ile 'onların çocukları' dağda, kırda, bayırda ne kadar kır çiçeği ve ne kadar taze fidan varsa hepsini ezip, üstünden geçiyor.., 'bizim çocuklar' için bir sürek avı yürütüyor ve içi kof kart çınarlar, işkencehane avlularında darağaçları oluyordu…
Ve ülkenin nesiller boyu sürecek çoraklığa mahkûm edilişinin hükmü infaz ediliyordu…
...
O, inançlı adımlarla girdi sokağa, elinde kova, içinde kırmızı boya

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İnsaniyet adına şimdi gecedir…
Güneş yeniden doğuncaya kadar teslimiyet hükümleri geçerlidir…
.
Oysa ne kadar güzeldik., vitrin süsü çiçek gibi.,
rengarenk afişlerinde masumiyet dünyasının...
Duvar arkalarının sevişme sesleri karışırdı., gece kuşlarının ötüşlerine

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

'diyelim ki takvimler yaşanmamış yarınları gösteriyor.,
bir çağ bitmiş yerine bir başkası başlıyor...
her kadeh kaldırışında gözlerin düşüyor beklediğin yere
ama korkudan duvardaki saate bakamıyorsun bile
saat kaç oldu diye...
yenisi yanıyor sigaranın., küllükteki son nefesini vermeden

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Düşünüyorum da bu çocuk nasıl çıkmıştır dünyanın en tepesindeki
bu yalçın ve yüksek kayaların üstüne... Üstelik hiç yol olmadan ve
üstelik çırılçıplak... Oysa uyanmayı beklemeden., kalemi tutuşundan
tanımalı ve benmişim demeliydim… Oradan lacivert karanlığındaki
yıldız-yıldız gözlerle gökyüzüne bakan çocuk meğer benmişim...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

UYKU SAATİNE RAĞMEN . . .
.
Bir yerde olay yerinden naklen yayını gerektirecek önemde bir olay olmuştur… TV kanalı da anında naklen yayın ekibini ve muhabirini olay yerine gönderir…
. ,
Haber sunucusu ya da kurucusu ., stüdyodan olay yerindeki muhabirle canlı bağlantı kurar ve gördüklerini., orada yaşananları anlatmasını ister…
Yüzü ekrana yansıyan muhabir., stüdyodan bu talimatın kendisine ulaşmasını beklerken birkaç saniye suskun kalır ve talimatı alınca da gördüklerini ve orada yaşananları DEFALARCA VE DEFALARCA (kimi sözcüklerin yerlerini değiştirerek) ANLATIR…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Rüyanın aşık adamı…
hasrete firari kolları., albatros kanatları gibi açılmış iki yana
heyecan renginde ürkek bakışları., gecenin derin boşluğunda
aşkın ateşiyle yangın yeri yüreği., alev-alev yollar çağrısını
zamanlar boyu yol gözleyen., ayın dolunay haline…
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Çocukken., pencereden gördüğüm dağların görülemeyen yüzünü
‘en uzak’ sanırdım… Oysa başka uzaklar da varmış…
Tutamadığın eller., bakamadığın gözler., duyamadığın sesler gibi...
Büyüdükçe anladım., gerçekleşemeyeceğini bildiğin hayaller gibi...
. . . ,
--- bir yakamoz düşer gözlerime...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

UMUT ÇARKI DÖNDÜKÇE . . .
.
Bakmayın yaşadığımız günlerin karanlık şafaklarına…
Benim ülkemde de elbet bir gün pas tutan zincirler kırılıp., beyinlerde., yüreklerde ve gökyüzünde özgürce uçacak bütün kuşlar…

Benim ülkemde de elbet bir gün katrana bulanmış., yerli malı etiketli ithalat beyinlere., siyaset ölülerine halkın verdiği hükümler okunacak yüzlerine karşı ...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Göç zamanları dışında kalmış göçmen kuşların koro halinde söyledikleri şarkılar., ağaçlarının yapraklarını döken bahçe manzaralı sahnelerimizin kapalı perdelerine kulaklarımızı dayadığımızda., sıcak iklimlerin mavi göklerinde kanat sesi olarak çok uzaklardan duyulmaya başlarken ….
. ,
Acısı bol - tadı az - üstü boşaltılmış sofralardaki parmak boyu ikramların dışında.., günümüzün masum., hüzünlü ve biraz da sonbahar parkları gibi kimsesiz güzelliğinin., aydınlık yarınlarda karşımıza çıkması umudu kaf dağının arkasında değilse de üstüne kırk kilit vurulmuş kapılar ardında saklanırken …
. ,
Biz takvime ve saate bakmadan penceremizin önüne geçip kendi sessiz maviliklerimizin dalgalarına kulaç atmaya., derin karanlıklarına olta sallamaya devam edeceğiz...Tuz yakıyor diye ağlaşmayan gözlerimiz ve illa ki bütün kapıları ardına kadar açık cesaret yüklü yüreklerimizle...
. ,

Devamını Oku