Bizim güneşimiz ‘Samanyolu’ adını verdiğimiz bir galakside yer alıyor.
Samanyolu galaksisinde, 200 ila 400 milyar tane yıldız olduğu hesaplanıyor.
Ve Samanyolu galaksisinin bir boydan bir boya uzunluğu 100-120 milyon ışık yılı.
Galaksimiz kendi etrafında saniyede 630 kilometre gibi baş döndürücü bir hızla dönüyor.
Ayrıca üstelik evrendeki tek galaksi Samanyolu da değil. Onun gibi 170 milyar tane daha galaksi olduğu hesaplanıyor.
* * *
Hepimiz için ülkemize dair duygu-düşünce ve değerlerimizi saklı tutarak ve o kadar eskilere gitmeden mesela son 10-15 yıldır yaşadıklarımızı kıyısından-köşesinden hatırlayarak…,
Kendi kendimizle bir soru-cevap oyunu oynayalım….
…
Mesela bu yaşımızdaki algılama., bilinç ve değerlendirme düzeyimize sahip ama henüz doğum aşamasında birer “cenin/bebek” olsak…
Ve Tanrı lütfedip yanımıza iki melek katarak “HADİ BAKALIM MELEKLERLE BERABER BÜTÜN DÜNYAYI DOLAŞIN VE NEREDE DOĞUP YAŞAMAK İSTEDİĞİNİZE SİZ KARAR VERİN., ÜLKENİZİ SİZ SEÇİN” dese…
Ve biz meleklerin kanatlarında bütün dünyayı dolaşıp bütün ülkeleri gözden geçirip., sosyal-siyasal-ekonomik yapılarını kendimizce değerlendirsek…
'diyelim ki takvimler yaşanmamış yarınları gösteriyor.,
bir çağ bitmiş yerine bir başkası başlıyor...
her kadeh kaldırışında gözlerin düşüyor beklediğin yere
ama korkudan duvardaki saate bakamıyorsun bile
saat kaç oldu diye...
yenisi yanıyor sigaranın., küllükteki son nefesini vermeden
UMUT SAHİLİNDE DALGALAR
.
Ülke genelinde yaşadığımız/yaşatılan her olumsuzluk., üzüntü ve acıların., ‘şöyle uçtuk-böyle zıpladık’ masallarıyla üstünün örtülemediği bir yılı takvimlerden düşürdük… Yaratılan böylesi yoksulluğun bir daha yaşanmaması ve 2026 yılının doğumuyla birlikte kurulan hayallerin yakalanıp., umutların gerçekleşmesini dilediğimiz yolculuklar için palamarları çözülen gemiye ‘vira bismillah tam yol ileri' komutu verildi…
. ,
Şimdi iskelemiz., yaprakları süt kokan 2026 yılı takvimi içinde., yaşanacak güzellikler ve yarınlarda yola ‘biz’ eskilerle devam edecek ağzı süt kokan yeni yolcularını bekliyor…
UMUT ÇARKI DÖNDÜKÇE . . .
.
Bakmayın yaşadığımız günlerin karanlık şafaklarına…
Benim ülkemde de elbet bir gün pas tutan zincirler kırılıp., beyinlerde., yüreklerde ve gökyüzünde özgürce uçacak bütün kuşlar…
Benim ülkemde de elbet bir gün katrana bulanmış., yerli malı etiketli ithalat beyinlere., siyaset ölülerine halkın verdiği hükümler okunacak yüzlerine karşı ...
Göç zamanları dışında kalmış göçmen kuşların koro halinde söyledikleri şarkılar., ağaçlarının yapraklarını döken bahçe manzaralı sahnelerimizin kapalı perdelerine kulaklarımızı dayadığımızda., sıcak iklimlerin mavi göklerinde kanat sesi olarak çok uzaklardan duyulmaya başlarken ….
. ,
Acısı bol - tadı az - üstü boşaltılmış sofralardaki parmak boyu ikramların dışında.., günümüzün masum., hüzünlü ve biraz da sonbahar parkları gibi kimsesiz güzelliğinin., aydınlık yarınlarda karşımıza çıkması umudu kaf dağının arkasında değilse de üstüne kırk kilit vurulmuş kapılar ardında saklanırken …
. ,
Biz takvime ve saate bakmadan penceremizin önüne geçip kendi sessiz maviliklerimizin dalgalarına kulaç atmaya., derin karanlıklarına olta sallamaya devam edeceğiz...Tuz yakıyor diye ağlaşmayan gözlerimiz ve illa ki bütün kapıları ardına kadar açık cesaret yüklü yüreklerimizle...
. ,
açılır kapılar ..... ,
su damlacıkları coşkun sel olup dışarı taşar
her bir damlanın ışığı ., kendi içinde saklıdır
fonda yükselen ses ise., bir çocuk şarkısıdır…
böyle yazar umudun el kitabının ilk sayfasında …
. ,
Geldik bu falda da papatyanın son yaprağına …
Ama ben zaten biliyorum canımın içi
Senin de benim gibi çok sevdiğini .,
memleket türkülerini...
.
(bir doğum günü sabahında)
TREN., DAĞLARIN ARDINA DOĞRU YOL ALIRKEN
Kişiye özel yüzyılımın son çeyreğine bir adım kala
ve çoğul'lardan tekil'lere giderek kısalırken istasyonların arası..
Çocukken., pencereden gördüğüm dağların görülemeyen ardını
TUTUKLU SEVDALARDAN ...
.
Bu mektubu bütün tutuklular adına ., rüzgarın sevda ve telli duvaklı hasret yönünden estiği her mevsimde ., bir güvercinin kanadına saklayarak ya da rengarenk bir uçurtmanın kuyruğunda gönderiyorum...
Üzerine 'görülmüştür' damgası düşmesin diye....
. . .




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...