Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

YOKLAMA ...
.
Okuduğum okulların bütün öğretmenleri…
Hadi içinizden herhangi biri yapsın bu sabah sınıf yoklamasını…
Ben., numaramı okuduğunuz zaman duymamış gibi yapayım…
Siz., kara tahta kenarından aldığınız minik tebeşir parçasını kafama fırlatın...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

O günlerde Amerikan kamuflajlı, yerli malı paletleri ile 'onların çocukları' dağda, kırda, bayırda ne kadar kır çiçeği ve ne kadar taze fidan varsa hepsini ezip, üstünden geçiyor.., 'bizim çocuklar' için bir sürek avı yürütüyor ve içi kof kart çınarlar, işkencehane avlularında darağaçları oluyordu…
Ve ülkenin nesiller boyu sürecek çoraklığa mahkûm edilişinin hükmü infaz ediliyordu…
...
O, inançlı adımlarla girdi sokağa, elinde kova, içinde kırmızı boya
Ve koca yürekli harflerle yazmaya başladı duvara, boydan boya

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

'baştan kokan balıkların iğrenç kokular salan dünyasının bir başka boyutundan gelen sesler'...
YILDIZLARIN ALTINDA., ANLAT SEVGİLİM
.
- Dün gece kumsalı uçuran o fırtınada., ıssız kumlara yaptığım
sabahtan kalma sensiz kalede saklanayım derken., karanlığın
içinden bir gemici feneri el salladı., gel dedi., gittim peşinden...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Arabanın ön koltuğunda oturuyoruz…
Hepimizin yanımızda en sevdiğimiz kim ise o var...
Kolumuzu da atmışız omzuna...
Öylesine keyifli bir yolculuk işte...
.,
Üstümüze koşar gibi., akar gibi gelen asfalt yolları sanki havayı soluyormuş gibi çekiyoruz içimize...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

birinci sayfa../ gün doğumu …
yolun başı …
parlak kumbaralara düşen damlalar gibi büyütülürken hayaller
dinlenecek şarkıların en güzeli olacaktı., hayallerdeki sesler…
oysa perdenin arkası karanlık., hem sis-duman., hem geceydi
çözülemeyecek bilmecelerin., bilinemeyen bütün sözcükleriydi…

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/biletleri karşılıklı gişelerden ve çok önceden kesilmiş
adına sonsuzluk denilen., aynı yöne yapılan bir yolculuk/
. ,
bu şiiri sana.,
adını sonsuzluk koyduğumuz o yolculukta
alnını dayadığın yol penceresinin buharlarına yazıyorum

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

/Yeryüzü kadar büyük bir masa etrafında toplanmıştık., çok kalabalıktık… Her birimiz sanki ev sahibiydik ama daha önce hiç karşılaşmamıştık... Yabancı yüzlerin yalancı baharıydı dudağımızda açan gülümsemeler... Okunamayan alın yazılarının., kendi kalemimizle yeniden yazılmasıydık…/
. ,
/Dolap beygirlerinde kuyruk değildik ama bir kuyruklu yıldız gibiydik… Bütün açıların kesişme noktasında ve dünyanın tam merkezindeydik… Ağacımızın dallarından topluyorduk devridaimlerde astığımız dilekleri… Biz ertelenmiş ölümlerle her yeni dansın., sevgili ve kavgalı melodisiydik…/
. ,
/Mücadelelerde alnımıza yazdıklarımızı oynuyorduk ve hep ölüyorduk… Her ölümle fidan yürekli kız ve erkekler oluyor., yeniden doğuyorduk... Ama yolumuzun üstündeki meridyenleri gözyaşı ile keserken paraleller ya bir daha göz göze gelmezse gözler., işte en çok bundan korkuyorduk…/
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Arabanın ön koltuğunda oturuyoruz…
Hepimizin yanımızda en sevdiğimiz kim ise o var...
Kolumuzu da atmışız omzuna...
Öylesine keyifli bir yolculuk işte...

Üstümüze koşar gibi., akar gibi gelen asfalt yolları sanki havayı soluyormuş gibi çekiyoruz içimize...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe




/‘elma dersem çık’ diye fısıldayarak yanıyor şehrin cılız ışıkları/

yaşadığım sokaklarda ., kilitleri pas tutmuş ne kadar kapı varsa

Devamını Oku
Cevat Çeştepe


Çocuk., yürek kafesinden çıkardığı her kuşun kanadına ayrı-ayrı henüz tanımadığı., ne anlama geldiğini bilmediği sözcükleri yazarak havaya salıyor ve arkalarından el sallayarak onları yarınlara yolcu ediyordu...
Bahçesindeki yüksek duvarların arkasına., zincirlerin-parmaklıkların-kilitlerin arkasına… Henüz tanımadığı özgür ve aydınlık yarınlara …
. ,
İçeriden annesinin sesi geldi... :
--- Üşüteceksin., çok soğuk., hadi gel içeri., hava da kararacak zaten…

Devamını Oku