/bugün bu şehir sen ol., zaman bütün denizlerini yudumlasın
iskelen kapanmış olsun., ben sana bağlı son vapurda son yolcu/
. . .
sana neden hep bir Pera sabahısın gibi baktım., bilmiyorum
geceden kalma asaletine sinen., anason kokulu teninden mi
bir köhne meyhanede sarhoşluğum olur gibi., çıkıp taş plaktan
sen hiç terkedilmiş bir iskele olmadın ki., nereden bileceksin
uzak bir vapur gördüklerinde babalar., paslarını nasıl temizler
çöreklenmiş palamarlar birbirlerine., nasıl çeki-düzen verirler
nereden bileceksin., döşemelerden gelen seslerin her birinin
ahşabını dudağından öperek uyandırmak olduğunu çivilerin...
. ,
Şair., kendine saklı öykülerin her satırına derinden iç çekerek., havadan-sudan çiçekler toplayıp kocaman demetler yapsa... Bıraksa yürek ormanında saklı hayal kulübesinin kapısına…
Su içip buz gibi kaynaklardan., havayı içine çekse., gözlerini kapasa...
Ve selam vererek ağaçtaki yapraklara ., bir ceylana göz kırpsa…
Ve bir daha hiç şiir yazmamak üzere kalemini kırıp., mavi denizler üzerinden uçarak., görünmez bir fırtına bulutunun içine saklansa., mavi gökyüzünde kaybolsa...
.,
Hani bir sinemanın kapısından dönmüştük ve birer bira içeriz diye Çiçek pasajına doğru yürümüştük ya kol kola...
. . .
/bezginlik provası mı bu.,
bulanık aynalarda yüzümü görüyorum/
,
Galata gibi., Beyoğlu gibi., Balıkpazarı' nda balıkların pulları gibi parlayacak. . ,
---Bu senaryoyu kim yazıyorsa ., yarınlar için seni bana yazmalı…
. . .
SESİ GELİYOR BAHARIN
-bir düş seansı-
.
canımın içi., nasılsın,..
yeni çiçekler keşfetmeye hazır mısın., hepsine senin adın konulsun
saplarında ufak-tefek yapraklar doğsun., onlar çocuklarımız olsun...
--- sahi seninle yaşamamıştık .., bu emzirdiğine mi benzer kıyamet…
ah benim sevdiğim .,
ah benim yüreğimin akşam güneşinde açan son dağ çiçeğim
artık gecenin çaldığı ıslıkların kime ses verdiğini bilmediğim .,
attığım her adımla iğne yapraklı ağaçlar ormanında seni arıyorum…
SAHİ., ONLAR NEREDE ...
kapı çaldı.,
gelen çocuklardır dedim mutlaka., bayram ya…
evet., gelen birkaç çocuktu...
(oysa daha çok değiller miydi geçen bayramlarda)
Adam., rüzgarlı havada sahilde yürüyordu…
Birden rüzgarla havada savrulan bir kâğıt parçası önüne düştü…
Adam eğilip kağıdı aldı…
Ve çok şaşırdı…
Kağıdın üstünde kendi bestelediği bir şarkının notaları vardı…
Gülümsedi…
Adam., rüzgarlı havada sahilde yürüyordu…
Birden rüzgarla havada savrulan bir kâğıt parçası önüne düştü…
Adam eğilip kağıdı aldı…
Ve çok şaşırdı…
Kağıdın üstünde kendi bestelediği bir şarkının notaları vardı…
Gülümsedi…




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...