Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

oyunun başında . . . ,
bütün camlar açılır birden., kuş kanadı bir yel dolar içeri
yakar senaryo mum ışığını., bir heyecan açar perdeyi...
ve başlar oyunun aydınlık seansı., iki kişilik sahnede
replikler aynı sesten çıkar ve sahnedekiler duyar sadece...
. ,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe


Sönmemiş izmarit ve anason kokulu gürültüleri arkada bırakıp kapıdan çıkıyorum… Daha ilk adımlarda karşıma çıkan ve vitrininin derinliğinden sıcaklık taşan çorba kokusunu tadıyla birlikte yudumluyorum... İçim ısınıyor... Haydi bir kepçe daha derken başımın üstünde dönüp duran alkol bulutları çakır-keyif bir iz bırakarak dağılmaya başlıyor...
. . . ,
Bu caddenin sonundaki meydan bir yokuş başı ile buluşur ve o yokuştan inildiği zaman da denizle kucaklaşılır... Ben de bu gece bu caddenin sonuna kadar yürüyüp., yokuştan inecek ve denizle kucaklaşacağım...

Tabi sonrasında da iskeleye bağlı., sabahın ilk saatleri ile sefer görev emrini alacak gemilerden ismi bana en tanıdık gelene sessizce kapağı atıp., duhuliye makamında çekebilirsem eğer (cebinde kimliğimi taşıyan kaptan gelinceye kadar) derin bir uyku çekeceğim...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Gece ve deniz karanlıktı...
.,
Balıkçı belki son defa açıldığı denizden geri dönüp., sahile yanaştı... Sandalının içindeki yarısı su dolu kovada avının bereketi bir tek balık vardı ve umutsuzca çırpınarak yüzmeye çalışıyordu... Balıkçı sandaldan indi ve içindeki balıkla beraber kovayı da denize doğru fırlattı..,
.,
Ve sonra sandalını sahile çekip., hemen arkadaki kum tepeciklerini aşarak gecenin içinde gümüş bir şerit gibi uzayıp giden asfalt yolun kenarına ulaştı...
Karşıya geçecekti ama hızla yaklaşmakta olan otobüsün farlarını görünce durdu., onun gelip-geçmesini bekledi...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Bir zamanlar "biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık"
ama şimdi kürekler de yürekler gibi kırık, sandal su alıyor...
GECEYARISI / DOLUNAY NOTLARI ...
.
saat : 00.01-
gecenin yarısı ne zaman ve nasıl gitti ., hiç bilmiyorum ama

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

saat : 00.01
gecenin yarısı ne zaman ve nasıl gitti ., hiç bilmiyorum ama
gecenin diğer yarısı anadan doğma ., önümde duruyor hala…
öyle fırtına kopmuş-öyle şimşek ve gök gürültülü gökyüzü
ve şişeden boşanır gibi yağan anason kokulu yağmur altında
kimsesizler otelimin yıldızlarını., yalnızlıklarla bırakıp baş başa

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Ekim denilince benim aklıma...;
Volga nehrinin donmak için henüz niyetlenmediği günlerde yani kış gelmeden önce., top ateşine tutulan ve yıkılan kışlık saraylar gelir...
Ve bir de takvimlerin., renklerin., yer ve zamanların farklılıklarına hiç aldırmayan bir çocuk gelir gözümün önüne... Gözlerini Volga’nın derin ve sessiz sularına daldırmış., ellerini kulaklarına kapatıp çığlık üstüne çığlık atan bir çocuk...
Ki yeryüzü., yeri yerinden oynatmak- gökyüzü .,rengini doğum rengine boyamak için bu çocuktan bu çığlığı beklemektedir sanki…
. ,
Ve Ekim denilince benim aklıma bir de..,

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

EKİM ., delikanlı bir ay’dır…
O kapıdan uğurlayıp ardından baktığımız Eylül’ün mahzun prenses tavırlarından oldukça uzak., ağır ve sert ama oldukça dimdik bir bozkır delikanlısıdır Ekim... Yüreklidir... Öyle kendisine kolay kolay laf söyletmez...
Ekim., hasat sonu uçsuz-bucaksız zamanların içinden geçen Volga nehrinin henüz buz tutmamış halidir ve hala umudun ve çocukların çığlıkları ile beslenmektedir…
.,
Ekim denilince benim aklıma...;
Volga nehrinin donmak için henüz niyetlenmediği günlerde yani kış gelmeden önce., top ateşine tutulan ve yıkılan kışlık saraylar gelir...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İçimden hep bir nehir akar., yüreğim bir masal yazar., düşlerime ninni olur…
. . ,
Göreceksin sevgilim., bir sabah güneşi dolar gibi gözlerimize.,
filikasız bir güvertede dinmiş fırtınaların huzurunu buluruz., kollarımız iki yana., kucaklar gibi açılır gökyüzüne...
Yıllar boyu uzamış tarifsiz esaretler sonrası., çekilmiş tüm acılara çırılçıplak bir hürriyet tadı verir memleket sevdamız...
Boğulurken suyu çekilmiş bu denizin., çöl kurusu dalgaları arasında şimdi zor gibi gözükse de...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

BÜTÜN DUVARLAR YIKILSIN DERKEN
amacımız bu değildi… ….

En ucuz marka şarapla dolu bardağımı elime alıp., üstünde bin-bir karmaşanın çıfıt çarşısı meydanındaki panayıra benzettiği masaya baktım bir süre... Sonra, bazı filmlerin sevgiliye öfke sahnelerinde gördüklerimi taklit ederek masanın üstünde ne var-ne yok hepsini birden elimin tersiyle yere savurmayı ve masayı bir tekmede devirmeyi geçirdim içimden... Vazgeçtim... Neden, bilmiyorum....

Kaç gün olmuştu., ne bir mektup ne de bir haber gelmemişti senden... Biliyorum bu soğuk kış günlerinde en yakın postaneye gidip., numara yazdırıp., sonra da belki saatlerce sıranın sana gelmesini bekleyerek telefon edemezdin ama iki satır mektup yazabilir., hemen sokağın başındaki posta kutusuna bırakabilirdin... Kaç gün olmuştu...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

‘Balta girmemiş kaktüs ormanında pusulası çalınıp, yolu şaşırtılan zavallı seyyahı
dikensiz gül bahçesinde gül koklayıp, ab-ı hayat içerek mest olmuş gibi anlatmakla
ne susuzluğu gider o seyyahın ne de düzelir yaşadığı manzaranın ‘yalansız’ alt yazısı…
.
Cevat Çeştepe
Mayıs/2026

Devamını Oku