/..zamanın düş halinde., o çok sevdiğimiz şehirdeydik seninle.../
. ,
ekmek arasında balık yemiş., kılçıklarını atıvermişiz denize
derken bir kedi dolaşmış., yakut gözleriyle ayakucumuzda
nereden geldiyse o an aklımıza., çocukluk yaramazlıkları
bin özür kurdelesi bağlamışız kuyruğuna...
Annemle yan yana yürüyoruz… Yanımızdan egzos kokulu kamyonlar ve tozu dumana katarak atlılar geçiyor dört nala… Annem bir adım geride kalıyor… Sonra çok adım., sonra hiç görünmez oluyor…
. . . Tahta tekerlekli kamyonlar ve sopa boyunlu atlar geçer gözlerimin önünden ve cılız bacaklı süvariler., atlarının dizginlerini bırakmadan o minicik ellerinden…
. ,
Yan yana volta atıyoruz… Megafon tonunda bir ses ‘havalandırma sona erdi’ diyor ve gardiyan bakışlı gözlerden üstümüze şiddet yağıyor… Kimimiz duvar diplerinde ölüyor., kimimiz darağaçlarında…
. . . Zincirli paletler ve sert tabanlı postallar geçer beynimin üzerinden., karanfillerin köküne kezzap dökerek kaktüs açsın yerlerine diye çöl yanığı dikenlerden…
. ,
‘Balta girmemiş kaktüs ormanında pusulası çalınıp, yolu şaşırtılan zavallı seyyahı
dikensiz gül bahçesinde gül koklayıp, ab-ı hayat içerek mest olmuş gibi anlatmakla
ne susuzluğu gider o seyyahın ne de düzelir yaşadığı manzaranın ‘yalansız’ alt yazısı…
.
Cevat Çeştepe
Mayıs/2026
X kişi..: Selam birader. Ormanları sever misin?
Y kişi: Sevmem birader.. Nesini seveyim. Bu kadar arazi boşuna işgal, ne işe yarar belli değil. Alacan eline baltayı, çakacan kibriti köklerine...Oghh..
X kişi: Haklısın birader, ben de sevmem. Denizleri sever misin?
Y kişi: Sevmem birader. Bu kadar millet cıbıl-cıbıl giriyor, kirletiyor denizi, Nesini seveyim. Dökecen çöpü, akıtacan lağımı, girsinler bakalım… Oghh..
siz bilmediğiniz bir şehrin sokaklarında kaybolun biraz...
biz umut yaratıp düşlerimizden gerisini rüzgara bırakacağız...
imbatla telli., lodostan duvaklı düğün-dernek yapacağız...
,
sonra karışacağız rengini tanımadığımız karanlık sokaklara
belki yağmur yağacak ya da başka bulutlardan ıslanacağız...
… bir fotoğraf... : terkedilmiş köşkün etrafında., çiçekleri kararmış bir bahçe...
sen balkonda asılı çamaşırlarını toplarken çizdiğim resim gibi...
(elinde bir resim tutan adamla topladığı çamaşırların kokusu üzerine sinmiş kadını izliyoruz., kum tepeleri arasından denize doğru yürürlerken ….)
… bir fotoğraf... : nöbetçi denizlerin sahilinde., karaya düşmüş bir sandal…
deniz tuzu yakmaya başlayınca anlıyoruz., hasretin tükendiğini...
Yeryüzünde..,
kişi başına düşen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz. Neredeyse; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızı yatarken bile yastık altımızdan eksik etmeyecek kadar şiirle yatıyor, şiirle kalkıyoruz...
Yeryüzünde..,
kişi başına birbirine yan gözle bakan ve onu küçümseyen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz...
Neredeyse ; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızın sopasını hemen yanı başımızda yürümekte olan diğer şairin gözüne sokmak için fırsat arıyoruz...
DÜNYA ŞAİRLER/ŞİİRLER GÜNÜ ...
.
Yeryüzünde..,
kişi başına düşen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz...Neredeyse; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızı yatarken bile yastık altımızdan eksik etmeyecek kadar şiirle yatıyor, şiirle kalkıyoruz...
.,
Yeryüzünde..,
Yeryüzünde..,
kişi başına düşen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz. Neredeyse; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızı yatarken bile yastık altımızdan eksik etmeyecek kadar şiirle yatıyor, şiirle kalkıyoruz...
Yeryüzünde..,
kişi başına birbirine yan gözle bakan ve onu küçümseyen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz...
Yeryüzünde..,
kişi başına düşen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz. Neredeyse; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızı yatarken bile yastık altımızdan eksik etmeyecek kadar şiirle yatıyor, şiirle kalkıyoruz...
Yeryüzünde..,
kişi başına birbirine yan gözle bakan ve onu küçümseyen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz...
Neredeyse ; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızın sopasını hemen yanı başımızda yürümekte olan diğer şairin gözüne sokmak için fırsat arıyoruz...




-
Nur Tuna
-
Ertuğrul Söyünmez
-
Gülin Su
Tüm YorumlarNe kadar ben...ne kadar yürek...ne kadar yaşam dolu şiirlerinz...yüreğinize kaleminize hayran oldum şiir dostu...yaşanmışlığın her köşesinde duygularınız aksın bir ömür...selam ve saygımla
sen çok seviyorum Cevat çeştepe
şirlerinide
özledim seni geleceğim elini öpmeye
iyiki varsın hocam
...sevdiklerimizden ve okuduğumuz kitaplardan değildi uğradığımız ihanetler...duvarlarımızdaki yaralar sevgisi tutsak olanların ve düşüncesi korkakların ihanetlerinin izdüşümüydü...
....yaşam çizgisinin iki ucu arasında bir merdiven çıkar ya da ineriz...doğuma veya ölüme doğru..etrafımıza ördü ...