Cevat Çeştepe Şiirleri - Şair Cevat Çeştepe

Cevat Çeştepe

BUGÜNDE HABER YOK -mini öykü
.
.
Adam., günün bütün konuklarını tek-tek uğurladıktan sonra kapıyı kapattı... Kilitleri ve alarm sistemini kontrol etti., kimi ışıkları söndürdü ve ağır adımlarla saray görkemindeki merdivenlere doğru yöneldi... Basamakları gün boyunun yorgunluğu ve ağırlıyla çıktı...

Üst katın geniş koridorlarının tam ortasında., merdivenin hemen karşısında., üstüne yaldızlı motifler., çeşitli armalar işlenerek süslenmiş., iki kanatlı yüksek kapının önünde durdu... Kapının iki yanında duran ortaçağ giysili muhafızlara başıyla selam vererek kapıyı açtı ve içeri girdi...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

--kendimi sana gönderiyorum…
beynimle yüreğimi bırakıp baş başa sessizce çıkıyorum dışarı…
ikisi de alabildiğine sarhoş ., ikisi de şiddetle sana sevdalı…
onlardan nereye kaçacağımı çok iyi biliyorum böyle durumlarda
ve sana doğru geliyorum yağmur altında., koşar adımlarla…
şelaleden dökülür gibi .,sırılsıklam …

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

SEVGİLİ DOSTLARIM…!!!
Bu gece için hiç kimseler söz vermeyin…Beyoğlu’nun en güzel meyhanesi FİLANCA’da hepiniz için bir masa ayırttım…İçimden öyle geldi., ne yapayım…
Gerçi ben orada olmayacağım ama hesaplarınız benden… Açık çek bıraktım., rahat olun…
Gönlünüzce yiyip-içip eğlenin….
Haaa bu arada., arkadaki masanın rezervasyonunu da bu arkadaşlar yaptırmış., yengelerle birlikte geleceklermiş… Belli ki çok efendi., ağır başlı bir grup…
Ama diyeceğim o ki nasılsa hesap ödenmiştir diye siz gene de rakıya fazla dalmayın…Biliyorsunuz şişede durduğu gibi durmaz., arka masaya 'niye yan baktın' mevzuları filan açılır...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İstanbul., Pangaltı pasajı yapımı küçük sarı sandal., su seviyesinden biraz daha yüksek beton rıhtımdan açılarak ve ardında dalgasız izler bırakarak sığ sulardan uzaktaki karanlık adaya doğru yol almaya başladı... Ada karanlıktı... Üzerinde yüksek tepeler., sahilinde küçük koylar ve koylara gizlenmiş derin mağaralar vardı...
. . ,
Dümeni ve kürekleri ve hatta içinde hiç kimse olmayan sandal sessizce adanın sahiline yaklaştı...olmayan iskeleye yanaştı ... Bir süre öylece kaldı... Sonra adından esen bir parmak ucu şiddetindeki rüzgarla beraber hareketlendi... Adanın arka sahillerine doğru kıyıdan pek açılmadan yol aldı ve sonra gözden kayboldu...
...
Eski apartman dairesinin bir karış eşikle inilen banyosunun köşesinde suyu odunla ısıtılan bir kazan dururdu ve bir de duvarında pirinç musluklu küçük lavabo... Bunun dışında yüksek tavanlı karanlık ve soğuk.., kocaman bir boşluktu banyo...
Çocuk bu banyoyu hiç sevmezdi... Yaz günlerinde halı yıkamak için kullanıldığı günler dışında... Kocaman taban halısı rasgele katlanarak önce bir köşeye yığılır sonra da bol su ile ıslatılır ve suyunu çekmesi beklenirdi... İşte tam bu sırada, yaramaz bir çocuk eli., banyonun mazgal deliğini bez parçaları ile tıkar ve bir karış eşikle inilen banyo zemininde kendi denizini yaratırdı... Yıkanmak için bekleyen taban halısından da karanlık bir ada...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

İstanbul., Pangaltı pasajı yapımı küçük sarı sandal., su seviyesinden biraz daha yüksek beton rıhtımdan açılarak ve ardında dalgasız izler bırakarak sığ sulardan uzaktaki karanlık adaya doğru yol almaya başladı... Ada karanlıktı... Üzerinde yüksek tepeler., sahilinde küçük koylar ve koylara gizlenmiş derin mağaralar vardı...
. . ,
Dümeni ve kürekleri ve hatta içinde hiç kimse olmayan sandal sessizce adanın sahiline yaklaştı ., olmayan tahta iskeleye yanaştı ... Orada bir süre öylece kaldı... Sonra adından esen bir parmak ucu şiddetindeki rüzgarla beraber hareketlendi... Adanın arka sahillerine doğru kıyıdan pek açılmadan yol aldı ve sonra gözden kayboldu...
...
Eski apartman dairesinin bir karış eşikle inilen banyosunun köşesinde suyu odunla ısıtılan bir kazan dururdu ve bir de duvarında pirinç musluklu küçük lavabo... Bunun dışında yüksek tavanlı karanlık ve soğuk.., kocaman bir boşluktu banyo...
Çocuk bu banyoyu hiç sevmezdi... Yaz günlerinde halı yıkamak için kullanıldığı günler dışında... Kocaman taban halısı rasgele katlanarak önce bir köşeye yığılır sonra da bol su ile ıslatılır ve suyunu çekmesi beklenirdi... İşte tam bu sırada, yaramaz bir çocuk eli., banyonun mazgal deliğini bez parçaları ile tıkar ve bir karış eşikle inilen banyo zemininde kendi denizini yaratırdı... Yıkanmak için bekleyen taban halısından da karanlık bir ada...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe


İkisinden başka yolcusu olmayan tramvay durakta durdu...
Yaşlı kadın ve çocuk tramvaydan birlikte indiler...
Burası son duraktı ve şehir sanki burada bitiyor ve önlerinde
uzanan iki tarafı servi ağaçlarıyla kaplı yolun sonunda da göz
alabildiğine bağlar ve henüz yazılmamış öykülere hazırlanan

Devamını Oku
Cevat Çeştepe


/ bana bu şehirden bir zaman ver
içinde sadece sen ol ., bana yeter.../
. ,
seni neden hep Pera’da bir sabah vakti gibi gördüm, bilmiyorum
yoksa geceden kalma aşk dokulu, anason kokulu teninden mi...

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

(gölgesiz ses)
.

Bu notların ne tarihi olacak bir köşesinde ne de yazanın imzası. Bu notlar belki hiç yazılmamış ama mutlaka yaşanmış olacak.../
. . .
.

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

(ya sen bu şiirde bir şehir ol bana...
tramvayı., vapurları istemem., köprü ve kuleleri de.,
sadece sen ol içinde...)

sen bu şiirde., bir şehir ol bana
ister dağ doruklarında-düzler ortasında., ister denizlerin kıyısında

Devamını Oku
Cevat Çeştepe

Savaşın., havasını fazlasıyla bulup en dayanılmaz sarhoşluğa bulaştığı gecelerden birinde ., sırtında 'düşman' marka üniforması ile birdenbire karşıma çıktı...
Yaşı benim kadar ya var-ya yoktu ...
Elimdeki silahın gösterişine ve onun da görünüşte silahsız olduğuna güvenerek., parmağım tetikte., namluyu göğsüne dayadım...
Korkmuş., terlemeye başlamıştı ., ayakları titriyordu...
Dillerimiz farklıydı ama silahımın namlusu göğsüne dayalıyken sorduğum her soruyu ve verdiği cevapları simultane bir ses sanki anında kulaklarımıza fısıldıyordu...
. .

Devamını Oku