Hiçbir şey karanlık yüreğinde,
Kendimi aramak kadar zor değildi.
Ve hiçbir yük yorgun yüreğimde,
Seni taşımak kadar ağır değildi...
Yüreğimde gizlemişim seni.
Üzerinde bana ait olmayan,
Ne kadar koku varsa,
Kendi ellerimle silmişim.
Kimlerin teni değmişse tenine,
Gözlerimdeki yaşlarla yıkamışım.
Dokunma; yüreğimde kanayan yara değil yardır.
O yari kalbimden kanatarak atanın bir bildiği vardır.
Karışma; et tırnaktan ayrılıyor acılarım ondandır,
Ok, saplandığı gibi çıkmıyor, ucunda sivri bir demir vardır...
***
Dokunma; gözlerimden akan yaş değil yardır.
Hiç bir talan böyle yağma görmedi,
Kimse beni böyle enkaza çevirmedi.
Yaktı, yıktı, kalanlarımı da savurdu.
Son darbeyi ise tam kalbinden vurdu.
Sandım ki onu seven ben değilmişim.
Sandım ki ona ne kötülükler etmişim.
Yüreğimde ince bir yaraydın.
Neşter vurmasam sen kanayacaktın.
Kesip çıkardım ben kanıyorum...
Müdahale etmesem sen öldürecektin.
Ettim kendim ölüyorum..
Anladım ki kadere karşı gelinmiyor.
Gidemiyorum.
Ya yüreğim onda kalıyor yaşayamıyorum.
Ya o yüreğimde kalıyor taşıyamıyorum.
Bana bencil diyorsun,
O halde içimdeki bu sen de ne?
Ben sandığın sensin gerçekte,
Sen bunu henüz bilmesen de.
Bencil olmadım hiç, aksine hep senciyim,
Biliyordum aslında o da sevmek istiyordu,
Ama bunun için yüreği yetmiyordu.
Konuşabilse çok şey diyecekti belki ama
Bir türlü konuşmaya cesaret etmiyordu...
Biliyordum aslında onun da canı yanıyordu,
Biliyorsun gözlerin benim vazgeçilmezimdi,
Karanlığımı aydınlatan,
İçimi ısıtan güneşimdi,
Biliyorsun ben en çok avuç içlerini özlerdim,
Bir de o kokun yok mu, o kokun,
Ne zaman solusam,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim