İki çeşit erkek vardır;
Sevdiği mutlu ettiği için onu seven,
Bir de sevdiğini mutlu etmek için seven.
Ve iki çeşit kadın vardır;
Sevdiğinin her istediğini yapmasını isteyen,
Bir de her istediğini yaptığı için onu sevmeyen...
İki çeşit erkek vardır;
Kendini mutlu etmek için birini seven,
Bir de;
Kendisi mutlu etmek için birini seven…
Ve iki çeşit kadın vardır;
Çok şey değildi bize düşen,
Nefret değil,
Öfke değil,
Sadece sevmekti.
Sevmek ve merhamet etmek,
Gelmesek,
İkimizde çok acı çekiyorduk.
Ben sevilmeden sevdigim için,
O, sevmeden sevildigi için,
Ama ben sevmekten vazgeçemiyordum,
O, sevilmekten.
Çünkü ben sevmeyi seviyordum,
İkimiz de vazgeçtik...
Önce kendimizden,
Sonra sevgimizden...
Aynı anda uzaklaştık...
Önce gözlerimizden,
Sonra gönüllerimizden.
Birazdan düşüp ölecekmiş gibi tutundum sana,
Başkaca nefesim yokmuş gibi soludum seni.
Ama sen, hiç ölmezmişim gibi savurdun beni.
Soluksuz da yaşanırmış gibi, kestin nefesimi...
İkimizde yanıldık sevgili, beden hasretten ölmüyormuş,
İkimizin de yüreğinde bir şeyler oluyordu.
Benim ki sevgi, onun ki nefret doluyordu...
Ve zavallı yüreğim bunu bilmiyordu.
Sanıyordu ki, o da kendini sevecek.
Sanıyordu ki, mutluluk yakında gelecek.
Yaşadığı tüm acılar bir anda geçecek.
İkiydik bir olduk.
Sen bende,
Ben sen de kaybolduk.
Hiç iken hep,
Hep iken daim olduk.
Bir birimizi gökte ararken yerde,
Sen ilk değil, tek göz ağrımdın.
Ne zaman görsem, dizlerim titrerdi.
Kalbim yerinden çıkar,
Canım bedenimden giderdi.
Sen aşkın kendisiydin sevgili.
Bu sebepten, ben seni yazardım,
Sen bilmiyorsun ama,
Ben ilkleri hep sende yaşamışım.
İlk nefes alışım,
İlk adım atışım.
İlk aşkım,
İlk şiir yazışım.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim