Ey gönül;
Sevgili der ki;
Sevdiğin için sevilmez,
Değer verdiğin için;
Kıymet verilmezmişsin.
Yakın olduğun için görülmez,
Bana iyilik dileme...
Kendine iyi bak da deme.
Çünkü her ne etsem,
İyi olamıyorum.
Aynadaki bana bile,
Dönüp bakamıyorum.
Ne söylesem suç.
Ne yapsam kabahat oluyordu.
Ben anlamak istemedim ama,
Aslında o zamandan belliydi.
Artık beni sevmiyordu.
Otursam kızıyor,
Sana kolay gibi görünen,
Bana nasıl zor bir bilsen.
Görünürde ateş diye bilinen,
Gönülde nasıl kor bir bilsen...
İnan dayanamaz gelirdin,
Halimi bir görsen...
Sen benim söyleyemediklerimi bir bilsen,
İnan hiç düşünmez koşardın,
Halimi görsen,
Cennet öylesine yakın ki,
Bir kez sevdiğini desen,
Ah be sevgili,
Benim için üzülme,
İlla üzüleceksen bana ettiklerin için üzül.
Seni sevdiğim için üzülme,
İlla üzüleceksen senden çektiklerim için üzül.
Benim için yollara düşme,
İlla geleceksen aşkın yolunu takip et.
Hangi kalem yazmış seni ömrüme,
Kimler mıh gibi saplamış gönlüme.
Esir diye mi koydular,
Göğsümün kafesine.
Nasıl kilitlediler seni,
Kalbimin merkezine.
Dağların maralı, gönlümün ürkek bakışlı ceylanı,
Ben avcı, sen peşinde koştuğum av mısın?
Ey gönlüm, ey ok elinde dağ taş gezen, tanıyamadığım yabancı,
Söyle şimdi, tam kalbinden vurulmuş yerde yatan sen misin?
Ey sevdalı yüreğim, aşk elinden sarardın, soldun,
Demek sonunda gittin ha.
Bir haber bile vermeden,
Hiçbir şey söylemeden,
Kimseye mihnet etmeden,
Ansızın bir hayale karışıp,
Çekip gittin öyle mi?
Ey haddini bilmez,
Lafımı dinlemez gönlüm;
Hani sevgiliye giderken,
Sefa sürmeye değil de,
Ne halin varsa görmeye,
Ne çilen varsa çekmeye gitmiştin.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim