Ne kötüymüş insanın kendiyle savaşması.
Her vurduğunda yüreğinden vurulması,
Önce kendi ateşinde yanıp kavrulması,
Sonra da küllerinde sönüp savrulması.
Ne büyük çaresizlikmiş,
İnsanın kendinden kaçması.
Her şey değişti diyorsan,
Sevgim bittiğinden değil.
Sabrım tükendiğinden.
Her gün mazide kalıyorsan,
Ben gittiğimden değil.
Sen gelmediğinden...
Sen gidince,
Güneş düştü peşine,
Ay düştü, yıldız düştü.
Benim kısmetime ise,
Kapkara geceler,
Kederli günler düştü...
Ay değildi gecemi aydınlatan.
Gittiğinin gecesinde,
Dünyam kararınca,
Zifiri karanlıkta kalınca anladım.
Güneş değildi tenimi ısıtan.
Ardından koştuğumda,
Sen gitme ben giderim.
Sakın bir şey söyleme,
Ben anlarım.
Açıklama yapma,
Nasılım diye merak etme,
Aracı gönderme,
Bir kere sevdim dese;
O kadarı bile bana yeterdi.
Küçücük bir ümit verse;
Gönlümde ne güller biterdi.
Yüzüme gülmese de olurdu;
Sadece tebessüm etse,
Seni beni bir araya topladılar,
Ardından iki kişi saydılar.
Oysa ben daha ilk görüşte,
Sana deli gibi çarpılmıştım.
O sebepten günahın her ne ise,
Kendi üzerime almıştım.
Diyorum ki;
Seni çok sevdim.
Bakma çokun yokluğuna.
İfadenin azlığına.
Kelimenin yetersizliğine.
Çok işte çok sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki,
Soluyorsun diye havayı,
Yaşıyorsun diye de burayı sevdim.
Yoruyorsun diye canımı,
Akıtıyorsun diye de kanımı sevdim.
Bırak Allah aşkına;
Ben beni ölüme götüren,
Sigarayı bırakamamışım,
Bana hayatı sevdiren,
Seni mi bırakacağım.
Yıllarca esaretime sebep,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim