Öldüğün günü hatırlıyor musun?
Hani kalan ömrümün yarısını pay etmiştik.
Hani gidiyordun da yanı başında olmuştum.
O an her şey silinmişti de bir ben kalmıştım.
Anlatmıştın hani,
Olur mu böyle şey diye.
Özledim sevgili, inan çok özledim.
Avuç içlerinden öpmeyi,
Gözümü açınca görmeyi,
Dizlerinin dibinde yatmayı,
Kokunu ciğerlerime katmayı özledim.
Öyle ki kimseden saklayamayacak kadar,
Ey gönül,
Arama artık sen seni sevgilide.
Çünkü onda ya hiç yaşamadın,
Ya hiç yaşlanmadın.
Ya hiç olmadın,
Ya hiç ölmedin.
Ne çok ağlarmışım meğer yokluğunda,
Ne çok titrermişim güneşin sıcağında.
Dünyam hiç bu kadar soğuk olmamıştı,
Ve yüreğim kırılacak kadar donmamıştı...
***
Ne çok özlermişim meğer kömür karası gözlerini,
Yarını göremeyeceğine değil de,
Yarini göremeyeceğine üzülüyor insan.
Bedeninden ayrılacağına değil de,
Sevdiğinden ayrılacağına üzülüyor insan.
Ölümün ne zaman geleceğini değil de,
Ölümü gördüm, etrafımda geziyordu.
Bir nefes kadar yakınımda,
Göklerden gelecek emri bekliyordu.
Ölümü gördüm, elim kolum bağlıydı.
Can kuşum kafesinden uçmak için,
Durmaksızın kanat çırpıyordu.
Kalmadı aşka olan inancım.
Bilirim ki bulunmaz artık ilacım.
Bunca zaman;
Diner dedikçe katlandı,
Geçer dedikçe kaldı acım.
Biter dedikçe çoğaldı,
Ömür ömür derler de,
Ömür dediğin girdaptır bilmezler.
Ne kadar büyük olursa,
O kadar çıkması güç olur.
Ne kadar uzun olursa,
O kadar yürümesi zor olur.
Öyle bir adım at ki;
Bastığın yerler,
Ayağını kıskansın.
Öyle bir menzile var ki;
Yürüdüğün yollar,
Orayı cennet sansın.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim