Sokak lambaları, bana gülmeyin,
Sırrımı ellere sakın vermeyin,
Yalnızlığı başkasına sormayın,
Bunu iyi bilen, yine sizsiniz.
Karanlıkta ışık vurur yollara,
Ağzıma bir lokma bile girmedi,
Sen beni terk edip, gittikten sonra!
O gündür, bu gündür yüzüm gülmedi,
O büyük lafları ettikten sonra!
Kalmadı takadım, kalmadı gücüm,
Dün melek misali, bir çocuk gördüm,
Ana-babasına sevgiye muhtaç!
Sevgi ile bakan gözleri süzdüm,
Bütün gönüller de hep sevgiye aç!
Çiçek sevmek ister, taşı-toprağı,
Seni bilmem için söyle dostunu,
Ortaya sererler, inan postunu,
Sağlam mı, değil mi diyem testini,
Gerçek dostu olan ona sarılır,
Su testisi suyolunda kırılır.
Nedir derdin diye başladı söze,
Anlatınca, yaşlar geldi de göze,
Elini vurarak her iki dize,
Bütün gözyaşları kalbine aktı.
Aldı gözlüğünü taktı gözüne,
Geçen gün uğradım, gönül dostuma,
Baktım, siyah saç kalmamış başında!
Hal-hatırın sordum, bunun üstüne,
Dedi; herkes ekmeğinin peşinde!
Daha dündü, çocukluktan çıktığım,
Ağarmış saçları, bükülmüş beli,
Bir bardak çayı da tutmuyor eli,
Görenler zanneder, sanki bir deli,
Hayat mektebini yaşadım dedi.
Yüzüne yakışmış, beyaz sakalı,
Sessizce gidişin bitirdi beni,
Dur gitme demeye dilim varmadı.
Sensiz kaldığım o zamandan beri,
Hiçbir kimse hal-hatırım sormadı.
Gidişinle gözyaşlarım çağladı,
Susmanın erdemini, yaşayınca anladım,
Ne sesimi çıkardım, ne de öyle inledim,
Konuşulanı yine, candan-içten dinledim,
Birçok dertten kurtuldum, faziletle susunca!
Babam derdi, doğruluk; bitmeyen hazinedir,
İyi ya da kötü olsa,
İnsanları seveceksin.
Hep kötüler seni bulsa,
İnsanları seveceksin.
Zulmedip ağlatsa da,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!