Dert üstüne dert gelince,
Nasıl gülsün, yüzüm dostum?
Dertler sırtıma kalınca,
Neyi görsün gözüm dostum?
Vaadler hiç gelmeyince,
Kadir Mevla’m senden bir dileğim var,
Rızkım helalinden yeterli olsun.
Bütün işlerimde olsun ki karar,
Sapmasın harama, doğruyu bulsun.
Zengin eyleyesin beni lütfunla,
Selam verme kargaya,
Başın beladan çıkmaz.
Seni atar belaya,
Kendisini hiç atmaz.
Şahine ver selamı,
Oturup dinledim, gönül sesimi,
Kimseye demedim, ben hevesimi,
Tek başıma çektim bütün yasımı,
Hem söyledim, hem herkesi dinledim!
Gönül büyümüyor, kalıyor çocuk,
Toplum için doğruluk,
Modası geçmez değer,
Eğri belasın bulur,
Doğru olursan eğer.
Dert etme bunu boşa,
Çaresizlik ne demek, ancak yaşayan bilir,
İşin bir ters gitti mi, dert üstüne dert gelir,
Nerde bir dert var ise gelir de seni bulur,
Güvendiğin dağlara karlar yağıyor dostum!
Ne sesin çıkartırlar, ne de sözün dinlerler,
Okudukça cahilliğim anladım,
Bilmediğim ne kadar konu varmış.
Bilgim arttı, fakat ben hiç kanmadım,
Meğer dünya bize ne kadar darmış.
Herkes çalıyorken ayrı bir telden,
Hayat elimdeki bir kitap gibi,
Okudum, okudum bitmek bilmedi.
Ne çok öğrendim de, eksiğim çoktu,
Çevirdim sayfayı, sonu gelmedi.
Açtım sayfaları baktım yaprağa,
Bir selam verseydin, bana gelseydin,
Hasret giderirdik, belki arada!
Gelip’te yüzüme bir kez gülseydin,
Bu gidişle eremem ki murada!
Deniz sahilinden kıvrılır yolu,
Limon-domatesi hep dolu dolu,
Ne de güzel olur, yaylada balı,
Hem toprakta, hem taştadır Erdemli!
Yaz gelince yaylalara çıkılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!