İnsanca yaşamak, herkesin hakkı,
Dili, rengi, ırkı, dini fark etmez!
Yaptığın her işte unutma Hakk’ı,
Bu işlerin, biri-bini fark etmez!
Sevelim her canı Yaradan için,
Gurbete gidince ey deli gönül,
Sılada kim ağlar nerden bilirsin?
Sanırsın yad elin her çiçeği gül,
Hal gurbet elde niye kalırsın?
Dağlar aramızda sıralı durur,
Dertliyim herkese derdim açamam,
Kıymet bilen olur ise amenna.
Böyle diye dertlerimden kaçamam,
Derdin bölen olur ise ne ala!
Muhtaç olsan, muhtaçlığın söyleme,
Gönül düşmüş iken kara sevdaya,
Bu sevdayı yaşamayan, ne bilsin!
İnsan sevemezse ya doya doya,
Bu sevgiyi yaşamayan ne bilsin!
Ananın hasreti, kapanmaz yara,
Ne güzeldir, ferdin haddin bilmesi,
Bir selam vermesi, selam alması,
Ölçüyü bilerek orda kalması,
Hoş olur bunları yapması inan!
Sözünü söylerken ölçüp tartması,
Binerdim atıma, çıkardım dağa,
Sıcak bazlamayı banardım yağa,
Çevremde derlerdi, Hüseyin Ağa,
Şimdi bir merdiven çıkamaz oldum.
Yorulmak bilmezdim, enerjim çoktu,
Gönlümdeki yara kapanmaz gayrı,
Böyle gezemeyiz, hep ayrı ayrı,
Olmaz ayrılığın, kimseye hayrı,
Ne sen üzül, ne de ben üzüleyim!
Bizi bilenlerin bitmiyor sözü,
Düşte gör demişler atalarımız,
Eşini, dostunu hele düşte gör.
Denemek istersen eğer birini,
Eline yetkiyi ver de başta gör.
Adam sandıkların, değişir durur,
Yemyeşil her yanı, güzel havası,
Bazen tepe, bazen vardır ovası,
Yaz gelince Yörüklerin yuvası,
Güzelliğin dile destan yaylamız.
Yaz ayında cıvıl cıvıl kaynarsın,
Yüklenir üstüne çekince kahır,
Bakarsın dertlerin tamamı zâhir,
Anlarsın zamanı sanırsın ahir,
Sabrene neler gelip de geçer.
Bu dünyada kimse kalır mı baki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!