İki gözüm yaş dolu, sensiz dünya bana dar,
Böyle yaşlı gözlerle, beklerken gel sevdiğim.
Seni bekliyorum ben, gece sabaha kadar,
Seher vaktinde kuşlar öterken gel sevdiğim.
Sevda dolu yükünü, yüklemiş hep kervanlar,
İyi ki dünyada eş seçtim seni,
Güzel ailemin direği sensin.
Senin gibi kimse sevmezdi beni,
İnan ki dünyada sen bir MELEKSİN!
Büşra Nisa, hem harika hem güzel,
Böyle gurbet eller, senden uzaklar,
Çekemedim, çekilmiyor sevdiğim.
Sana yazacağım çokta kaleme,
Dökemedim, dökülmüyor sevdiğim.
Sevgin ilmek ilmek sarmış gönlümü,
Ne hayatlar gördüm, nice insanlar,
Boş yere akmasın, boş yere kanlar,
Sağlıkla, huzurla yaşasın canlar,
Eğer ki insanlar ibret alırsa!
Her dem sözün söyler, insanı kâmil,
Kime dost dediysem, terk edip gitti,
Bu terk ediş benim canıma yetti,
Kalmadı mecalim, ümidim bitti,
Dost dediklerim bak yıkıp gittiler.
Kimseye diyecek sözüm kalmadı,
Selam verip girsem, kahve içmeye,
Gönül dost istiyor, kahve bahane!
Dert ortağı bulup, derdin açmaya,
Eğer varsa dostun, olur şahane!
Uzak ya da yakın olsun, fark etmez,
Binerdim atıma, çıkardım dağa,
Sıcak bazlamayı banardım yağa,
Çevremde derlerdi, Hüseyin Ağa,
Şimdi bir merdiven çıkamaz oldum.
Yorulmak bilmezdim, enerjim çoktu,
Şefkatli baba gibi, kucak açtın bizlere,
Derdimizi paylaştın, sevinci veren de sen!
Onun için böyle bir şiir yazdım sizlere,
Baba ocağı oldun, bize Türk Eğitim-Sen!
Bir olduk, bütün olduk bizler senin sayende,
Götürdüm bıraktım yaban ellere,
Haberini sordum, esen yellere,
Gözüm yaşı ile baktım yollara,
Gelemedin kızım ağlattın beni!
Ne yedin, ne içtin meraktayım ben,
Dostlar bir arada, gönül meşk eder,
Başından tüm dertler, kederler gider,
Kamil insan her dem güzellik güder,
Meşk-i muhabbete doyulmaz dostlar!
Gerçek dostlar değer veriyor meşke,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!