Hazan yeli esti vurdu bağrıma,
Yüreğimi yaraladı derinden!
Kimse kulak vermedi bu çağrıma,
İnsan kalkamıyor inan yerinden!
Kimi koşar makam mevki peşinde,
Kimileri yalnız kendi işinde,
Kimi sanır gizli dağın başında,
En büyük hazine bilgidir, bilgi!
Herkesin kendince vardır hesabı,
Yoksa bulamazsın, bakkal kasabı,
Bozulmaz mı bu insanın asabı?
Yüce Allah’ındır en ince hesap!
Nerede yaşarsan bellidir sonun,
Bakıyorsun her tarafı hikâye,
Boş insan boş yere bekliyor paye,
Emeksiz kazanmak olunca gaye,
Türlü türlü şekillere giriyor!
Uzaklardan bir dost sesi,
Duymuyor hissediyorum!
Mutlu ediyor herkesi,
Dosta doğru gidiyorum!
Dışardan bakınca hep mutlu sandın,
Bir sıkıntın var mı diye sordun mu?
Dert üstüne geldi, yandıkça yandın,
Hakikati görüp, hayra yordun mu?
Her gelen canlının göçtüğü yerde,
Kul daralmayınca yetişmez hızır,
Yana yana ben hızırı ararım!
İşin bozulunca kalır mı huzur?
Dağda taşta bak huzuru ararım!
Sevgiyi, saygıyı bütün değeri,
Ne çabuk, ne hoyrat nasıl tükettik?
Kiminin beş para etmez ciğeri,
Soysuzu bıraktık, asıl tükettik!
Amacım vermekti dosta bir selam,
Sesini duyayım hoş iki kelam,
Kalanı boş imiş dedim vesselam,
Hayatın huzurlu hoş olsun derim!
Dertler depreşipte hüzün çökünce,
Kalmadı, gönlüme diyecek sözüm.
Sızladı yüreğim, inceden ince,
Okyanuslar gibi kabardı özüm.
Boynum bükük kaldı, gözlerim yaşlı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!