Ben diyen insanda tanıdım seni,
Yapışmışsın nefse bırakman teni,
Sensin diye diye şişirdin ben'i,
Püsküllü belasın insana kibir!
Ne var ne yok diye sordum gönüle,
Dedi ki ben sevdim, bilmem kime ne?
Dedim ki dertleri verelim sele,
Dedi hatıramı silmem kime ne?
Hiç mi gülmez yüzün, hep mi ağlıyor,
Bu dünyaya kimler konup göçmedi,
Aşkın badesinden kimler içmedi,
Dünya nimetini kimler biçmedi,
Gerçeğe açıldı kapı sonunda!
Karun gibi zengin oldu gülmedi,
Kadir kıymet bilmezleri dinleyip,
Değer verirseniz ona yanarım!
Onların adını önce ünleyip,
Önde görürseniz ona yanarım!
Çalış Yaradana tevekkül eyle,
Kısmetten öteye yol gitmez imiş!
Güzel düşün, güzel yap ve güzel söyle,
Bu dünyanın işi hiç bitmez imiş!
Ancak ektiğini biçiyor insan,
Yaylada kar yağar sahilde yağmur,
Tarlada, bahçede toprakta çamur,
Tabiat böylece oluyor mamur,
Şükredelim bu nimeti verene!
Ayağını sıcak tut başını serin,
Dertlere dalıpta düşünme derin,
Dostun gönlündeyse eğer ki yerin,
Bazen hayat beni öyle üzer ki,
Kızayım desem de kızamıyorum.
Gerçeği yüzüme bakıp söyler ki,
Yazayım desem de yazamıyorum.
Gönlüm gezmek ister hep diyar diyar,
İnsanoğlu asla haddini bilmez,
Yaşanan olaydan dersini almaz,
Yapılan hiç bir şey yanına kalmaz,
Kendini bilerek ibret almalı!
Bu fani dünya için, sonsuz çaba sarf edip,
Bütün dertlerimizi, içeri atıyoruz.
Sanki yetmezmiş gibi, dert deryasına gidip,
Derdimizin üstüne daha çok katıyoruz.
Bir mıknatıs misali, çekiyoruz dertleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!