Sürekli yersen keseden,
Sakal çıkar mı köseden?
Közü alarak eseden,
Yak hayatın ateşini!
Demir tavında dövülür,
İnsana ferahlık verir havası,
Bereketli hem dağı, hem ovası,
Yaz gelince Yörüklerin yuvası,
Her canlıya mekân olur Avgadı.
Dağlarında ardıç, ladin doludur,
Herkes yanlışını kendine yapar,
Şaşırıp doğrudan yanlışa sapar,
Zannetme insanlar bulduğun kapar,
Mazlumun her ahı aheste çıkar!
Güzel düşün, güzel yaşa, güzel sev,
Hiç kimseye diyemedim halimi,
Yaradana açtım bende elimi,
Felek genç yaşımda büktü belimi,
Benim bu halimi çekmeyen bilmez.
Haklıya hakkını bir veren mi var?
Yazı beğenmezsin, kışı beğenmez,
Olmaz ki hep bahar ey âdemoğlu!
Allah’ın kurduğu düzeni görmez,
Kendini zanneder bey âdemoğlu!
İlim öğrenir de, irfanı almaz,
Her yüze güleni dostum sanınca,
Yalan sözlerine hep inanınca,
Dayanamaz oldum canım yanınca,
Kaybettirdi bana bu iyi niyet.
Bozuldu tutmuyor bir türlü düzen,
Günü güne sayıp attıkça attık,
Keder deryasına battıkça battık,
Kaldık yerimizde yattıkça yattık,
Artık bundan böyle kalkamaz olduk.
Gençliği kalıcı, tükenmez sandık,
Karışınca işe menfaat-çıkar,
Görürsün insanın gerçek yüzünü!
Dostun dahi senden çok çabuk bıkar,
Tutmaz olur kimse, ahdi-sözünü!
Bakarsın ağzına bir çuval yalan,
Nedense insanlar hatasın görmez,
Düzelteyim diye kimseye sormaz,
Bazen olanları hayıra yormaz,
Görmez gözünde ki saban okunu,
Görür başkasında saman çöpünü!
Görünüşe bakarak bizi de mutlu sanma,
Bu hayatta ne de çok zorumuza giden var.
Herkes için öyle çok diyeceğim var amma,
Kalbe hep acı veren, belimizi büken var.
Acıma duygusunu kaldırıp koymuş rafa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!