Eşim kapatınca tüm ışıkları,
Kızlarım pastayla geldi o anda!
Tutuşturup pastada ki mumları,
Kutlama sesleri geldi bir anda!
Gönlüm duygulandı, gözüm yaşlandı,
Dinlersen sözümü diyeyim sana,
Her yüze güleni dost sanma oğul.
İyiliğin için kulak ver bana,
Boş söz söyleyene aldanma oğul.
Bal yapmaz arılar çoktur âlemde,
Cennet ayakları altında saklı,
Eli öpülesi analarımız!
Üç yüz altmış beş gün kutlasak haklı,
Her zaman baş tacı kadınlarımız!
Eğitirsek Onu toplum kurtulur,
Kendini yıkılmaz bir dağ sananlar,
Dört metre kefeni giyecek bir gün!
Yükseklerde uçup, yüksek konanlar,
Nerde kaldı yurdum diyecek bir gün!
Hayata hep aynı yerden bakanlar,
Halini en iyi yaşayan bilir,
Başından geçeni yaz bir kenara!
Çalınan müziği dinlerim ama
Her melodi güzel, saz bir kenara!
Baharı severim, güzü severim,
Bilgi insanların gönlünü açar,
İnsanlar etrafa sevgisin saçar,
Cehalet bilgiden hiç durmaz kaçar,
Dünyayı gördüğün gözündür bilgi!
Tatlı dilin oluyor bir sermaye,
Düğün bizim için, toy bizim için,
İnsanda asalet, soy bizim için,
Güneş bizim için, ay bizim için,
Böyle gider bu dünyanın akışı!
Olmadık zamanda olmadık yerde,
İnsan tutuluyor onulmaz derde,
Söz çok ağır gelir Mertoğlu merde,
Dil yarası derin olur kapanmaz.
Kaçamazsın alnındaki yazıdan,
Her sabah yeni gün ardından doğar,
Sanki karanlığı yok eder, boğar,
Bulutlar üstünde, yağmurun yağar,
Derdimi saklayan, sır küpü dağlar.
Kim bilir ardında ne sırlar saklar?
Çağa uymak için bozunca dilin,
Tarihte ne varsa hepsini silin,
Söz dinlemez oldu, ne kız ne gelin,
Bazan böyle kötü gelir değişim.
Sen istemesen de birisi alır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!