İnsanoğlu hiç haddini bilmiyor,
Yüz verirsen döner yüz daha ister!
Onun için mutluluğu bulmuyor,
İnan ki yüzünde kalmamış astar!
Birçok insan bilmez asla haddini,
Kendinde zanneder bütün keramet!
Merak edip araştırmaz ceddini,
Sonra yüzleşince duyar nedamet!
Hak etmeyen birine verirsen fazla değer,
Seni yolda bırakır, toplumda rezil eder!
Güvenipte sırtını dönersen ona eğer,
Sırtından hançer vurup, sonra da çekip gider!
Duyunca ben vızıldayan sesini,
Arı sandım, hepsi birer bit çıktı!
Atınca üstünden kürkü, fesini,
Kurt taklidi yapan ne çok it çıktı!
Cahillik diz boyu akıp gidiyor,
Ölen insanlığa bakıp gidiyor,
Dost dediğin bir kulp takıp gidiyor,
Bilmem ki insanlık nereye böyle!
Selam verdim, hayırlı iş diledim,
Bekliyoruz dedi ekmek parası!
Hal-hatırın sordum, nasılsın dedim,
Baktım ki çok derin gönül yarası!
Felek insanlara neler veriyor,
Dedim halin nedir? Dedi ki nahoş,
Dedi, çektirenler olmasın hiç hoş,
Dedim, dünya fani, bu âlem bomboş,
Onun için böyle üzme kendini!
Dedim üzülmüşsün, dedi ki ne çok,
Ne yapacak bilemedi o anda,
Almasa bir türlü, alsa bir türlü!
Gidecek mi, kalacak mı mekânda,
Kalmasa bir türlü, kalsa bir türlü!
Soramadı hiç kimseye yolunu,
Duygular birikip birden coşunca,
Sevgi şaha kalkıp yare koşunca,
Kelimeler yüreğinden taşınca,
Dile gelir yazar gönül kalemi!
Bekledim yıllarca, gözüm yollarda,
Gelmeyince gönül kapım kapattım.
Hiç yeşil kalmadı artık dallarda,
Dertlerin hepsini içime attım.
Kurtulayım diye çaba ettikçe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!