Hazan yeli esti vurdu bağrıma,
Yüreğimi yaraladı derinden!
Kimse kulak vermedi bu çağrıma,
İnsan kalkamıyor inan yerinden!
Kimi koşar makam mevki peşinde,
Kimileri yalnız kendi işinde,
Kimi sanır gizli dağın başında,
En büyük hazine bilgidir, bilgi!
Bakıyorsun her tarafı hikâye,
Boş insan boş yere bekliyor paye,
Emeksiz kazanmak olunca gaye,
Türlü türlü şekillere giriyor!
Uzaklardan bir dost sesi,
Duymuyor hissediyorum!
Mutlu ediyor herkesi,
Dosta doğru gidiyorum!
Kul daralmayınca yetişmez hızır,
Yana yana ben hızırı ararım!
İşin bozulunca kalır mı huzur?
Dağda taşta bak huzuru ararım!
Sevgiyi, saygıyı bütün değeri,
Ne çabuk, ne hoyrat nasıl tükettik?
Kiminin beş para etmez ciğeri,
Soysuzu bıraktık, asıl tükettik!
Amacım vermekti dosta bir selam,
Sesini duyayım hoş iki kelam,
Kalanı boş imiş dedim vesselam,
Hayatın huzurlu hoş olsun derim!
İnsanoğlu asla haddini bilmez,
Yaşanan olaydan dersini almaz,
Yapılan hiç bir şey yanına kalmaz,
Kendini bilerek ibret almalı!
Gönül bu, sevdiği yerden incinir,
Bilemezsin bazen nerden incinir,
Çok sabırlı fakat birden incinir,
Gönül teli nazik kırmamak gerek!
Dünyanın yükünü vurmuş sırtına,
Adresi yazmıştır elde kartına,
İster rüzgar essin kopsun fırtına,
Gitmeye çalışır gör insanoğlu!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!