Hayatta hiç açlık çekmeyen biri,
Aç insan halini nereden bilsin?
Feleğin sillesi ne kadar iri,
Bir kere yemeyen nereden bilsin?
Bayram gelir geçer hatır sorulmaz,
Acaba insanlık nereye böyle?
Dar gününde dost yanında bulunmaz,
Dikilmiş de seyre bakıyor öyle!
Haline acıyıp tuttum elinden,
Hem kendini hem de beni bitirdi!
Bülbülleri ayırınca gülünden,
Gönlümün bağına hazan getirdi!
Cemreler düşünce havaya suya,
Toprağa düşüyor sırası bu ya,
Yeşillenir artık dağ, taş ve kaya,
Baharın gelişi güzel görülür!
Öyle bir hal geldi dostlar başıma,
Ekmeği, yemeği, çayı unuttum!
Felek zehir kattı tatlı aşına,
Günleri, haftayı, ayı unuttum!
Yüce Rabbim sen nelere kadirsin,
Ol deyince olmayacak iş mi var?
Darda olan kullarına hızırsın,
Kainatta bir benzerin eş mi var?
Gülünce insanlar yüzüne bir kez,
Orda mesken tutup, tadın kaçırma!
Savunarak öyle olmadık bir tez,
Yuvaya toplanan kuşu uçurma!
Gökyüzüne kara bulut ağınca,
Güneşin varlığı yok sayılır mı?
O bulutlar yağmur olup yağınca,
Kurumuşsa tohum hiç ayılır mı?
Bir Cuma gününde göçtün dünyadan,
Sevenlerin çoktu bil Ömer Kılıç!
Koptun Erdemli ’den hem de yayladan,
Dilerim Cennette gül Ömer Kılıç!
Leb demeden leblebiyi anlamak,
Bazen iyi bazen kötü oluyor!
Yağmasa da azar azar damlamak,
Mutlaka hedefi gidip buluyor!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!