Selam verdim, hayırlı iş diledim,
Bekliyoruz dedi ekmek parası!
Hal-hatırın sordum, nasılsın dedim,
Baktım ki çok derin gönül yarası!
Felek insanlara neler veriyor,
Dedim halin nedir? Dedi ki nahoş,
Dedi, çektirenler olmasın hiç hoş,
Dedim, dünya fani, bu âlem bomboş,
Onun için böyle üzme kendini!
Dedim üzülmüşsün, dedi ki ne çok,
Ne yapacak bilemedi o anda,
Almasa bir türlü, alsa bir türlü!
Gidecek mi, kalacak mı mekânda,
Kalmasa bir türlü, kalsa bir türlü!
Soramadı hiç kimseye yolunu,
Bu ülke, Atamızdan gençler emanet size,
Sizlerde bilirsiniz, gerek yok başka söze,
Titreyipte her zaman dönülmelidir öze,
Türkoğlu Türk olarak bu toprakta yaşarız.
Birlik ve beraberlik, bu işin temelidir,
Yıllar sonra duydum dostun sesini,
Gönle huzur, gönle neşe katıyor!
Unutturur, kederini yasını,
Kalbim heyecandan ne hoş atıyor!
Hissedersin o samimi havayı,
Karyağdı’dan gördüm güzelliğini,
Paylaşalım diye aldım kaleme!
Erdemli’nin bütün özelliğini,
Anlatmaya bulamadım kelime!
Ortasından geçer Alata suyu,
Kusurları örtme de gece gibi ol,
Dostunun gönlüne sevgi olup dol,
İşte hak yoludur, huzur veren yol,
Güzellik yakışır arif insana!
Dostun bahçesinden gülleri derip,
Gecenin ayazı iyice çökünce,
Rüzgâr ıslığını çaldı bağrıma!
Söyledi türküsün inceden ince,
Kulak asmadı ki benim çağrıma!
Biraz ara verdi, bitti sanmıştım,
Bakarım adama bir de lafına,
Laf-ı güzaf ise güler geçerim!
Kanmam süslü söze hem de gafına,
Tek kalemde inan siler geçerim!
Bahar seli gibi geçti bu ömrüm,
Çileyle yoğrulup, duruldum artık!
Her yüze güleni dost sandı gönlüm,
Gerçek dostu seçip sarıldım artık!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!