Bu âlemde kendini hiç bilmeyen,
Sanki doğuştan kör, doğuştan sağır,
Bir de kendi durumunu görmeyen,
Gözleri görmüyor, idraki ağır!
Varlığından belki haberdar değil,
Kağnı gölgesinde yatıyor bir it,
Kerameti kendisinde sanıyor.
Azraile dahi vermiyor geçit,
Kendisi söylüyor, kendi kanıyor.
Önüne gelene atıyor yalan,
Yapacağın işleri yarına erteleme,
Fırsat elden kaçınca feryat etmek boşuna!
Büyük lokma ye fakat hiç büyük laf söyleme,
Bu âlemde insanın neler gelir başına!
Vaktinde yapılmayan işler olur birer dağ,
Ben diyen insanda tanıdım seni,
Yapışmışsın nefse bırakman teni,
Sensin diye diye şişirdin ben'i,
Püsküllü belasın insana kibir!
Ne var ne yok diye sordum gönüle,
Dedi ki ben sevdim, bilmem kime ne?
Dedim ki dertleri verelim sele,
Dedi hatıramı silmem kime ne?
Hiç mi gülmez yüzün, hep mi ağlıyor,
Bu dünyaya kimler konup göçmedi,
Aşkın badesinden kimler içmedi,
Dünya nimetini kimler biçmedi,
Gerçeğe açıldı kapı sonunda!
Karun gibi zengin oldu gülmedi,
Kadir kıymet bilmezleri dinleyip,
Değer verirseniz ona yanarım!
Onların adını önce ünleyip,
Önde görürseniz ona yanarım!
Çalış Yaradana tevekkül eyle,
Kısmetten öteye yol gitmez imiş!
Güzel düşün, güzel yap ve güzel söyle,
Bu dünyanın işi hiç bitmez imiş!
Ancak ektiğini biçiyor insan,
Yaylada kar yağar sahilde yağmur,
Tarlada, bahçede toprakta çamur,
Tabiat böylece oluyor mamur,
Şükredelim bu nimeti verene!
Ayağını sıcak tut başını serin,
Dertlere dalıpta düşünme derin,
Dostun gönlündeyse eğer ki yerin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!