Verilmiş insana hepsi renga-renk,
Ne de güzel, bir çift yaratılmış göz.
Ela, siyah, yeşil bulunmuş ahenk,
Beden ile güzel donatılmış göz.
Kahverengi gözler pınar misali,
Sen gittin gideli gülmedi yüzüm,
Sel misali böyle akar gözyaşım.
Başka hiç kimseyi görmüyor gözüm,
Sanki ateş olmuş, yakar gözyaşım.
Sensiz bu sinemde kapanmaz yara,
Güzele bakması sevaptır derler,
Güzele Hakk için bakmak güzeldir!
Güzeli görenler güzel severler,
Güzele aşk ile akmak güzeldir!
Sevginin çilesi ateşten gömlek,
Kâmil olan insan kırmaz hatırı,
Sever her insanı, gönlünü alır!
Düşüncesi sığar taşmaz satırı,
Her işte ölçüyü bilerek kalır!
İbadet etmeye eşdeğer gibi,
Dündü henüz doğduğun, kucağıma aldığım,
Gönlümün çiçeğini, istemeye geldiler.
Ninniler söyleyipte dizimde salladığım,
Gönlümün çiçeğini, istemeye geldiler.
Daha çocuk yaşında, düştü gurbet ellere,
Bekledim yıllarca, gözüm yollarda,
Gelmeyince gönül kapım kapattım.
Hiç yeşil kalmadı artık dallarda,
Dertlerin hepsini içime attım.
Kurtulayım diye çaba ettikçe,
Bir çift laf edelim dostumla dedim,
Baktım ki gönlünün yarası derin!
Korkma, Allah büyük diye söyledim,
Gönlünü ferah tut, gönlünü serin!
Bu dünya yalancı, bu dünya fani,
Dosta giden, kolay kolay yorulmaz,
Gerçek dostlar, kırılır da darılmaz,
Dil yarası derin olur sarılmaz,
Kırma gönülleri, dikkat diline!
Haramı, helalden ayırmak gerek,
Efkâr sardı yine garip gönlümü,
Gözyaşım çağladı, durduramadım.
Bilemedim yaşar mıyım, ölü mü?
Gözümde kaldı bak bütün muradım.
Bir söz söylemeye dilim varmadı,
İnsanoğlu her gün daha zararda,
Üzerinde var bir gaflet uykusu!
Zanneder kendini dünyada kârda,
Görenler anlıyor tutulmuş usu!
Konuşur kimseye bırakmıyor söz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!