Bakıyorsun her tarafı hikâye,
Boş insan boş yere bekliyor paye,
Emeksiz kazanmak olunca gaye,
Türlü türlü şekillere giriyor!
Uzaklardan bir dost sesi,
Duymuyor hissediyorum!
Mutlu ediyor herkesi,
Dosta doğru gidiyorum!
Dışardan bakınca hep mutlu sandın,
Bir sıkıntın var mı diye sordun mu?
Dert üstüne geldi, yandıkça yandın,
Hakikati görüp, hayra yordun mu?
Her gelen canlının göçtüğü yerde,
Kul daralmayınca yetişmez hızır,
Yana yana ben hızırı ararım!
İşin bozulunca kalır mı huzur?
Dağda taşta bak huzuru ararım!
Sevgiyi, saygıyı bütün değeri,
Ne çabuk, ne hoyrat nasıl tükettik?
Kiminin beş para etmez ciğeri,
Soysuzu bıraktık, asıl tükettik!
Hoşgörü toplumda temel ihtiyaç,
İnsan anlayışa sevgiye muhtaç,
Gönlüne girersen yapar başa taç,
Toplumu ayakta tutar hoşgörü!
Amacım vermekti dosta bir selam,
Sesini duyayım hoş iki kelam,
Kalanı boş imiş dedim vesselam,
Hayatın huzurlu hoş olsun derim!
Dertler depreşipte hüzün çökünce,
Kalmadı, gönlüme diyecek sözüm.
Sızladı yüreğim, inceden ince,
Okyanuslar gibi kabardı özüm.
Boynum bükük kaldı, gözlerim yaşlı,
Topladı başıma felek derdini,
Ben istesem dahi huzur kalmadı.
Arıyorum ademoğlu merdini,
Onun için gönlüm huzur bulmadı.
Zihnim bu işlere takıldı yine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!