Yatak diken oldu, yastığım bir taş,
Zehir oldu zehir, yediğim her aş,
Ne eş kaldı, ne dost ne de arkadaş,
Bir başıma kaldım, yapayalnızım!
Dost bildiklerim hep yüz çevirince,
Herkesten uzaklaşıp, çekildim bir kenara,
Kimse görmesin diye, gözyaşımı sakladım.
Çok uğraştım yine de döndüm susuz pınara,
İstemeden gönlüme bütün derdi yükledim.
Diyemedim kimseye inan ben de halimi,
Sevdiğine bir ihanet edenden,
Mümkün değil hiç kimseye yâr olmaz!
Dostu yüz üstüne koyup gidenden,
Bekleme sakın ha, onda ar olmaz!
Yakınına kazıyorsa bir kuyu,
Yaşadıkça anlıyon neyin ne olduğunu,
Gözlerinin hüzünlü yaşlarla dolduğunu,
Bahçede ki en güzel gülünün solduğunu,
Ancak yaşadığında şahit olup görürsün.
Kimler geçer hayattan, nice insanlar yaşar,
Yalan söyler isen mutlak kendine,
Bütün kötülükler döner bendine,
Yenilirsin artık nefsin fendine,
Dikkat edip adımını öyle at!
Felek tüm yükünü vurdu sırtıma,
Dertli yazdı elimdeki kartıma,
Eksi attı eksi bütün artıma,
Dünyanın yükünü çeker ağlarım!
Dostun derdi ile yanarsa bağrın,
Çare bulmaz ise diner mi ağrın?
Boşa çıkar inan her türlü çağrın,
Yüce Rabbim derde dermanın olsun!
Söylerim sözümü dinlenmez ise,
Bir daha demeye yüzüm tutmuyor!
Bakarım insana bir de sözüne,
İçi dışı farklı gözüm tutmuyor!
Zamana bıraksan bütün derdini,
Anlarsın insanın asıl, merdini,
Tanırsın toplumu, hem de ferdini,
Sabredince erişiriz murada!
Dün, bugün ve yarın geçip gidiyor,
Bazen dertli bazen mutlu ediyor,
Bedeli olanlar ağır ödüyor,
Öyle ya da böyle geçiyor zaman!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!