İnsanlara ön yargılı davranmak,
Sürekli yanlışa götürür bizi!
Söylenen her sözü doğrudur sanmak,
Yürekte bırakır ince bir sızı!
Hoşgörü kalmamış, böyle bir yerde,
Hayat çabuk yordun beni,
Nasıl seveyim ki seni?
Aldın hep candan seveni,
Bu sebepten yüzüm gülmez.
Dünya sende bir yalansın,
Nedense insanlar kendine bakmaz,
Elinde çakmağı, ateşi yakmaz,
O kısır döngüden dışarı çıkmaz,
Görmez gözünde ki saban okunu,
Görür başkasında saman çöpünü!
Kırdımsa gönlünü şayet bilmeden,
Çok özür dilerim affeyle beni!
El-âlem bu halimize gülmeden,
Müsaade edersen göreyim seni!
Aşkın badesini, sensiz içmedim,
Yalan söyler isen mutlak kendine,
Bütün kötülükler döner bendine,
Yenilirsin artık nefsin fendine,
Dikkat edip adımını öyle at!
Yatak diken oldu, yastığım bir taş,
Zehir oldu zehir, yediğim her aş,
Ne eş kaldı, ne dost ne de arkadaş,
Bir başıma kaldım, yapayalnızım!
Dost bildiklerim hep yüz çevirince,
Herkesten uzaklaşıp, çekildim bir kenara,
Kimse görmesin diye, gözyaşımı sakladım.
Çok uğraştım yine de döndüm susuz pınara,
İstemeden gönlüme bütün derdi yükledim.
Diyemedim kimseye inan ben de halimi,
Sevdiğine bir ihanet edenden,
Mümkün değil hiç kimseye yâr olmaz!
Dostu yüz üstüne koyup gidenden,
Bekleme sakın ha, onda ar olmaz!
Yakınına kazıyorsa bir kuyu,
Yaşadıkça anlıyon neyin ne olduğunu,
Gözlerinin hüzünlü yaşlarla dolduğunu,
Bahçede ki en güzel gülünün solduğunu,
Ancak yaşadığında şahit olup görürsün.
Kimler geçer hayattan, nice insanlar yaşar,
Bu hayatın çilesini,
Yaşamazsan bilemezsin.
Bırakma dostun elini,
Tek başına olamazsın.
Bazen iniş, bazen yokuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!