Ölüm acı, ölüm gerçek, ölüm son,
Yaşın ister doksan, ister olsun on,
Ecel hiç kimseye söylemez pardon,
Bilmez ki çocuğu, genci, yaşlıyı!
Ölüm haktır, bu dünyaya gelince,
Öyle bir baktı ki boynunu büküp,
Ne oldu can dostum, göze mi geldin?
Yardım bekliyordu kenara çöküp,
Vakit saat dolup gelince zaman,
Feryat, figan etmek eylemez aman,
Artık karışıyor sap ile saman,
Boğaz düğümlenir inan söz biter!
Konuşunca mangalda kül bırakmaz,
Herkes dürüst, herkes çok iyi sözde!
Doludur ırmağı, fakat hiç akmaz,
Kurumuş kaynağı, su yok ki gözde!
Pala bıyıklıymış, kaba sakalı,
Bunca alim, ulemanın yanında,
Biz cahil kalırız, bize söz düşmez.
Bu durumu herkes bilse sonunda,
Onun için ham olanlar hiç pişmez.
İki düşün, bir kez konuş demişler,
Dilinin ucuna geliyor da söz,
Hayat toleransı ikilemiyor!
Olanı biteni görüverir göz,
Her duygu satıra dökülemiyor!
Halin bilmeyene, derdini deme,
Büyük lokma ye de büyük söyleme,
Dostun olmaz ise gönül eyleme,
Arif insanlara anlat halini.
Feleğe seslensen duymaz sesini,
Sömürüldü umut, kalmadı bitti,
Terketmez sandığım insanlar gitti,
Felek sanki beni kenara itti,
Nasıl gülsün yüzüm böyle olunca!
Konuşmak insana has bir özellik,
Sustukça daha çok kazancım oldu!
Bilgide, sevgide, dilde güzellik,
Haddimi bildikçe hep beni buldu!
Bakınca insanın garip haline,
Gönlüme bir hüzün gasavet doldu!
Söyleyince bir şey geçmez eline,
Söyleyen dillerim söylemez oldu!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!