Sokağı güzel bir koku kapladı,
Rayihası, ruhumuza işledi.
Portakal çiçeği, dedi hopladı,
Sanki hayat o gün, yeni başladı.
Çiçeği süt beyaz, yaprağı yeşil,
Sıfatına bakıp adam sanırsın,
Oysa o fırıldak rüzgarsız döner!
Çıkarına dokun iyi tanırsın,
Bütün ışıkları bir anda söner!
Doğarız rolümüz bebeklik bizim,
Çocuk, genç, yetişkin sıralı dizim,
Eser bırakırsam dünyada izim,
Dönem dönem roller yüklenir bize!
Varsa bir rolümüz sorumluluk var,
Değmez insanlara değmez işlere,
Ruhunu daraltıp kafanı bozma!
Pembe hayallere olmaz düşlere,
Kaleme sarılıp boşuna yazma!
Doğru ve yanlışta bir ince perde,
Bazen ayırt etmek çok zor oluyor!
Bu incelik belki düşürür derde,
O zaman gözleri yaşla doluyor!
Sevip sevmemeyi ayıramadı,
İyi niyetinden perişan oldu,
Bütün sıkıntılar üstüne geldi,
Kurtulayım derken daha çok buldu,
Çok ağır yükledi hayat yükünü!
Çoluk-çocuğunu perişan etti,
Kırdımsa gönlünü şayet bilmeden,
Çok özür dilerim affeyle beni!
El-âlem bu halimize gülmeden,
Müsaade edersen göreyim seni!
Aşkın badesini, sensiz içmedim,
Şayet tutmuyorsa özüyle sözü,
Kaç sen o insandan kaçtığın kadar!
Parada puldaysa eğer ki gözü,
Eksilmez ruhundan elem ve keder!
Sözde mangalda kül bırakmazsınız,
Dediğin yapacak yürek yok sizde!
Kaçarken geriye hiç bakmazsınız,
Söylenen tamamen kalıyor sözde!
Nasrettin Hoca’nın fili misali,
Hayatta hiç açlık çekmeyen biri,
Aç insan halini nereden bilsin?
Feleğin sillesi ne kadar iri,
Bir kere yemeyen nereden bilsin?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!