Bir Cuma gününde göçtün dünyadan,
Sevenlerin çoktu bil Ömer Kılıç!
Koptun Erdemli ’den hem de yayladan,
Dilerim Cennette gül Ömer Kılıç!
Yüzüme gülmezse bahtım,
Biter mi dilimde ahtım?
Viran oldu gönül tahtım,
Keder deryasında ömrüm!
Biz yolcuyuz, dünya hancı,
Bu hayatı sana hep zindan eder,
İnsanı bitirir, ömür törpüsü!
Ne seni bırakır, ne kendi gider,
Canına yetirir, ömür törpüsü!
Bir çile yüküdür, resmen elezer,
İnsanlara ön yargılı davranmak,
Sürekli yanlışa götürür bizi!
Söylenen her sözü doğrudur sanmak,
Yürekte bırakır ince bir sızı!
Hoşgörü kalmamış, böyle bir yerde,
Leb demeden leblebiyi anlamak,
Bazen iyi bazen kötü oluyor!
Yağmasa da azar azar damlamak,
Mutlaka hedefi gidip buluyor!
Hayat çabuk yordun beni,
Nasıl seveyim ki seni?
Aldın hep candan seveni,
Bu sebepten yüzüm gülmez.
Dünya sende bir yalansın,
Mum satayım diye çıkınca evden,
Ay, akşamdan doğmuş, garip ne yapsın.
Bahtı gülmeyince ne gelir elden,
Yoluna taş yağmış, nereye sapsın.
Gönül almak için çırpınır durur,
Gönül bahçemdeki güller solunca,
Suyu çok versen de; boş, neye yarar?
Kul hayatta çok çaresiz kalınca,
Ancak yarasını Yaradan sarar.
İnsanoğlu şaşkın, kalıyor naçar,
Güvendim herkesin tatlı sözüne,
Tamamı yalancı çıktı neyleyim!
Mülayim göründü onlar gözüne,
Bu gönlümü kökten yıktı neyleyim!
Yerine gelmiyor verilen sözler,
Öyle bir hal geldi dostlar başıma,
Ekmeği, yemeği, çayı unuttum!
Felek zehir kattı tatlı aşına,
Günleri, haftayı, ayı unuttum!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!