Aklınca anlıyor bütün işlerden,
Tedbirini alıyor bak işgüzar.
Hırsını alıyor sonra taşlardan,
Her konuyu biliyor bak işgüzar.
Olmadık duruma burnunu sokar,
Bir dağdan bir dağa ulaşım sağlar,
Sevgisin ortaya seriyor köprü!
Köprüyle birlikte düz olur dağlar,
Yıllardır ayakta duruyor köprü!
Bakarsın bilgiyi verir bizlere,
Bir kere gülmedi talih yüzüne,
Bomboş görünüyor dünya gözüne,
Doyamadan baharına, yazına,
Felek dertlerini vurdu sırtına!
Eksilmedi, gözlerinin dumanı,
Sen gidiyor diye kasvetli hava,
Baban sıkıntıyı nasılda sava,
Sensiz bomboş kaldı bak bizim yuva,
Resmine, odana bakar ağlarım!
Nereden bakarsan çıkıyor aynı,
İki artı iki hep dört oluyor!
Çektiği çileden bükülmüş boynu,
Yaşanan ne varsa hep dert oluyor!
İşi bilmeyene verirsen yetki,
Kendinde zanneder sadece etki,
Önüne çekiyor öyle bir set ki,
Olacak işini bozar gidersin!
Becerip güdemez iki koyunu,
Yaşamakla ölüm ince bir çizgi,
Bir varmış, bir yokmuş oluyor insan!
Yaparsan bir hayır hep kalır izgi,*
Tomurcuk gül iken soluyor insan!
Esince gönlüme mazinin yeli,
Uzanıp tutuyor bir dostun eli,
Kaplıyor göğsümü duygunun seli,
Mazi sana ayrı şahsına özel!
Maziyi anarken gözlerim yaşlı,
Baktım ki ne varsa yanıp kül oldu!
Gönül bağım kökten çıkınca taşlı,
Ne tomurcuk açtı, ne de gül oldu!
Can dostum dediğin olmazsa çare,
Garip gönlüm bir an düşünce dara,
Sığınacak tek bir liman aradı.
Geçmedi yürekte kanayan yara,
Gözünde kaldı bak bütün muradı.
Çok çırpındı, sesin duyan olmadı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!