Gitmelerin Yüzü
Bir şehirden geçtim,
senin adın kaldı duvarlarında.
Yürüdüm
her sokak biraz sen,
Göç
Bir bavula sığdırdık
annemin suskunluğunu,
babamın yarım kalmış cümlelerini.
Yol uzundu,
haritalar yalan söylüyordu.
Göçün İçinde
Bildiğim yolları unuttum,
adımlarım birbirine karışıyor.
Her kavşakta eski bir yüz,
her yüzde yarım kalmış bir cümle.
Bir vapur geçiyor Boğaz’dan,
içinde sen varsın,
ama ben seni en çok
gelmediğin yerlerde bekliyorum.
İstanbul kalabalık,
Gözlerinle başladı her şey.
Bir pencere gibi açıldım sana,
Ama dışarısı değil,
İçerisi üşüyordu.
Hasret
Bir rüzgâr geçiyor şimdi saçlarından
ben uzaktayım
üşüyorum.
Sokağın taşında eski bir gül kokusu,
İşçi Kardeşim;
Uyanmalısın,
çünkü bu ülkede sabah
artık kuş sesleriyle değil,
cop gölgeleriyle başlıyor.
İstanbul dedin mi,
ben seni hatırlarım ilkin.
Bir vapur kalkar içimden,
köhne, yorgun, ama inadına umutlu.
Sen, rüzgâr gibi geçersin Galata’dan,
ben, yüreğimi koyarım kaldırımlara.
Karanfilin Yurdu
Gittin…
Ardında bir çıra kaldı, bir türkü,
ve ben, dağların gölgesinde sürgün.
Ekmek gibi, su gibi özledim seni,
"Karanlığa Karşı Çoğalanlar"
Karanlığın sökülmediği sabahlarda
bir kıvılcım gibi düştünüz yüreklere.
Göğsünüzde eski bir türkünün
isyanla çarpan nabzı vardı;




-
Veysel Narman
Tüm YorumlarŞair kardeş şiirlerin,de daima birleştirici olmanı türk milletinin inaçlarına saygılı kelimer sarfetmenizi arzu ediyorum yeteneklerinizi doğru kullanırsanız inanıyorum çok güzel şeylere imza atarsınız sygılar