"Sesiz bir Çığlık"
gittin.
ve şehir, sessiz bir istasyon gibi durdu ardında.
trenler geçiyor,
ama senin adın söylenmiyor anonslarda.
Sessiz Göç
Hiçbir yere gitmedim aslında,
yollar beni çoktan geçmişti.
Bir gölgeden ötekine sığındım,
her durakta biraz eksildim.
Sevmeyi beceremedim;
içime çöken o loş vakitte
bir kentin küskün duvarlarına benziyordu sesim.
Zaman, çatlamış bir haritanın çizgileri gibi
avuçlarımda dağılıyor,
Zulme Karşı
Bir sabah daha çöktü omuzlarıma
kentin duvarlarında rutubet gibi bekleyen korku.
Sokaklar suskun:
kim bilir hangi evin kapısında
yine bir ayak sesi eksildi geceden.
Şimdi Büyüdüm Anne
Bazen bir rüzgâr dokunur perdeye,
senin eski bir türkünü getirir bana.
O yıllar,
suyun kıyısında bekleyen bir çocuk gibidir hâlâ;
Akşam inerken kente
sigara dumanı gibi
ağır ve ısrarlı.
Bir liman kahvesinde
yarım kalmış bir cümleyiz artık
Öğretmenlere İtafen;
Bir sabah vaktiydi,
kırlangıçlar okul avlusuna
sessiz bir selam bıraktığında
siz çoktan uyanmıştınız.
Gözlerinizde,
Bir duvar düştü yüzüme
Güneş bile ürkek bakıyor artık
Kuşlar tel örgülerin dilini öğrendi
Ve ben her sabah bir şiirle uyanıyorum
Zaman paslı bir zincir
Bir gün, hiçbir şey olmamış gibi
çekip gittin.
Ne bir teşhis koydun,
ne de bir otopsi bıraktın ardında.
Kalbim, bir patoloji raporu gibi sustu o gün
Rüzgârın bile sustuğu sokaklardan geçtim,
taşların hafızasında kaldı ayak izlerim.
Bir ülke eksildi omuzlarımdan,
bir çağ sustu




-
Veysel Narman
Tüm YorumlarŞair kardeş şiirlerin,de daima birleştirici olmanı türk milletinin inaçlarına saygılı kelimer sarfetmenizi arzu ediyorum yeteneklerinizi doğru kullanırsanız inanıyorum çok güzel şeylere imza atarsınız sygılar