Nasılsın diye sordular,
Bir otel odasında uyandım o sabah,
Perdeyi araladım,
Güneş değil, bir boşluk sızıyordu içeri.
“Ardında Sıra"
gittin.
ekranda son yeşil ışığın sönmesiyle
bitti bütün cümleler.
Aşk, Bir Direniştir Bazen
Bir kente girdim, adınla başlıyor bütün sokaklar.
Bir rüzgâr esti,saçlarının kokusu karıştı taşlara.
Yalnızlık dedikleri, senin susuşunun yankısıdır biraz,
Bir de benim yoksul kalbim, seni beklerken üşür her akşam.
Aşkın Geometrisi
Bir masa var içimde,
dört ayağı da sen.
Üstünde bir boşluk duruyor,
adını unutan bir boşluk.
aşk ve direniş
Bir şehrin kalbinde buluştuk,
duvarlar suskundu, ellerimiz değil.
Senin gözlerin bir yürüyüştü,
benim sözlerim bir bildiri gibi yanardı dudaklarımda.
“Aynı Yaranın İki Yankısı”
Ahmet,
biz aynı yaradan kanadık seninle,
birimiz sözcükle,
birimiz sazla direndik karanlığa.
Bir ayrılık geçti içimizden
bir tren gibi
geceyi yara yara
ve istasyonlar sessizdi.
Ama dünya dönüyordu yine,
Ayrılığa Rağmen
ben seni unutmam,
bu şehrin bütün ışıkları sönse de...
çünkü her karanlıkta senin yüzün var,
her köşe başında bir hatıran pusuya yatmış.
"Babamın Ardından"
Babam,
kırların kokusunu cebinde saklayan
o ağır sessiz adam,
bir akşamüstü rüzgârına bıraktı adımlarını.
“Sana Sığmayan Şiir”
Kaç şiirle anlatılır bendeki yerin
Kaç cümle devirdim biliyor musun
Bir tek gülüşünü anlatmaya
Ama her kelime eksik kaldı




-
Veysel Narman
Tüm YorumlarŞair kardeş şiirlerin,de daima birleştirici olmanı türk milletinin inaçlarına saygılı kelimer sarfetmenizi arzu ediyorum yeteneklerinizi doğru kullanırsanız inanıyorum çok güzel şeylere imza atarsınız sygılar